İSTANBUL Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından içki kaçakçılığının önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında, TEM Otoyolu Çamlıca gişeleri yakınlarında bir TIR durdurularak arandı. Gümrük evrakına göre Romanya’dan Gürcistan’a giden araçta, Türkiye’de özellikle
tatil yörelerinde piyasaya sürülmek üzere hazırlanan ve üzerinde “Tekel” bandrolü yapıştırılmış 22 bin şişe kaçak Rom ele geçirildi. 3 kişi gözaltına alındı. Kaçak içkilerle ilgili inceleme başlatıldı.

Etiketler:

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) araştırmasına göre, Türkiye’de gelir dağılımında değişim gözlenmedi. En yoksul yüzde 20 ile en zengin yüzde 20 arasındaki gelir farkı, 2008′de, bir önceki yılda olduğu gibi 8,1 katta kaldı.

Araştırma verilerine göre, kurumsal olmayan nüfusun yüzde 58,7′si, ”iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek” yiyemiyor. Yüzde 45,5′i yeni giysiler alamıyor. Yüzde 88,8′i, ”evden uzakta bir haftalık tatil” yapamıyor.

Araştırmanın gerçekleştirildiği 2008 yılı itibariyle Türkiye’de 69 milyon 231 bin kurumsal olmayan nüfus bulunuyor. Kurumsal olmayan sivil nüfus, kurumsal yerlerde değil, hanelerde ikamet eden nüfus anlamına geliyor. Başka bir deyişle, okul, yurt, otel, çocuk yuvası, huzurevi, özel nitelikteki hastahane, hapishane, kışla ya da orduevinde ikamet edenler dışında kalan nüfusu ifade ediyor.

-ARAŞTIRMA-

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2008 Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarını açıkladı.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelirlere göre oluşturulan yüzde 20′lik gruplarda, en yüksek gelire sahip son gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay yüzde 46,7, en düşük gelire sahip ilk gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay ise yüzde 5,8 oldu.

Buna göre, son yüzde 20′lik grubun toplam gelirden aldığı pay, ilk yüzde 20′lik gruba göre bir önceki yıl olduğu gibi 8,1 kat olarak hesaplandı.

”Eşdeğer hane halkı kullanılabilir gelir dağılımı”nda bireysel refah ön plana çıkıyor. Dolayısıyla hesaplamalarda hane halkının toplam geliri kadar hane içindeki fert sayısı da önem taşıyor. Hane halkının toplam kullanılabilir geliri, hanedeki fert sayısı dikkate alınarak bireysel gelire dönüştürülüyor. Doğru karşılaştırma için de eşdeğerlik ölçeği kullanılarak her bir hane halkı bütünlüğünün, kaç yetişkine eşdeğer olduğu tespit ediliyor.

-DEĞİŞİM YOK-

Gelir dağılımı eşitsizlik ölçütlerinden ”gini katsayısı” da 2008 yılı için 0,41 olarak hesaplandı. Söz konusu oran da 2007 yılına göre farklılık göstermedi.

Katsayı, kentsel yerleşim yerleri için 0,40, kırsal yerleşim yerleri için ise 0,38 olarak tespit edildi.

Gini katsayısı sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, 1′e yaklaştıkça gelir dağılımnda bozulmayı ifade ediyor.

Gelirin nüfusa dağılımındaki eşitsizliğin grafik gösterimi olan ”Lorenz eğrisi” de 2007 ve 2008 araştırma sonuçlarına göre gelir dağılımında değişim olmadığını eğrilerdeki çakışmayla gösteriyor.

-EN DÜŞÜK ORTALAMA GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE-

Türkiye’de ortalama yıllık hanehalkı kullanılabilir geliri, 2008′de 19 bin 328 YTL, ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelir ise 8 bin 372 YTL olarak belirlendi.

İstanbul Bölgesi, 11 bin 881 YTL ile ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir geliri en yüksek bölge oldu. Bunu, 9 bin 852 YTL’lik ortalama gelir ile Doğu Marmara Bölgesi izledi. En düşük ortalamaya sahip bölge ise 4 bin 193 YTL ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi oldu.

Maaş-ücret gelirleri, yüzde 41,9 ile toplam gelir içinde en fazla paya sahip gelir türü olarak belirlendi. Bunu, yüzde 22,4′lük oranla müteşebbislik gelirleri takip etti.

Sosyal transferler içinde de emekli ve dul-yetim aylıkları öne çıktı. Emekli ve dul-yetim aylıkları, sosyal transferlerin yüzde 94,5′ini oluşturdu.

-NÜFUSUN YÜZDE 16,7′Sİ YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA-

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelirleri kullanılarak çeşitli göreli yoksulluk sınırları da hesaplandı.

Buna göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin yüzde 50′si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre nüfusun yüzde 16,7′si, yoksulluk riski altında. Kentsel ve kırsal yerler için ayrı ayrı hesaplanan yoksulluk sınırlarına göre, kentsel yerlerde oran yüzde 15,2, kırsal yerlerde yüzde 14,2 olarak hesaplandı.

-YAŞAM KOŞULLARI GÖSTERGELERİ-

TÜİK araştırmasına göre, kurumsal olmayan nüfusun yaşam koşullarına ilişkin bazı göstergeler şöyle:

- Yüzde 61′i kendilerine ait konutta oturuyor.

- Yüzde 39′unun konutunda ”sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi ve benzeri” sorunlar söz konusu.

- Yüzde 38,5′inin oturduğu konutta ”izolasyondan dolayı ısınma sorunu” yaşanıyor.

- Yüzde 57,7′sinin hanesinin taksit ödemeleri ve borçları (konut alımı ve konut masrafları dışında) bulunmakta, bu borç ödemeleri, yüzde 25′inin hanesine çok yük getiriyor.

- Yüzde 88,8′i ”evden uzakta bir haftalık tatili”, yüzde 71,1′i ”beklenmedik harcamalarını” ve yüzde 82,6′sı ”yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileme ihtiyacını” ekonomik nedenlerle karşılayamıyor.

- Yüzde 58,7′si ”iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek” yiyemiyor.

- Yüzde 45,5′i ”yeni giysiler” alamıyor.

Etiketler:, , , , , , ,

Genelkurmay eski Başkanı emekli Org. Yaşar Büyükanıt CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözlerine cevap verdi.

Milliyet Gazetesi’nden Fikret Bila’ya konuşan Büyükanıt,  “Bu ifadelerin gerçekle bir ilgisi olmadığı gibi 53 yıl üniforma giymiş şahsıma karşı hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan hayal mahsulü bir hakaret olarak görüyorum. Kınıyorum, tekzip ediyorum” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, şaşırtıcı bir iddiada bulundu. 27 Nisan bildirisinin, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın anlaşmasına dayandığını öne sürdü.

Kılıçdaroğlu’nun bu sözlerinin bir bilgiye dayanıp dayanmadığını sorduğumda, “Bu benim yorumum, 27 Nisan ikisinin de işine geldi” yanıtını verdiğini dün yansıtmıştım. Kılıçdaroğlu, 27 Nisan bildirisiyle Başbakan’ın darbe mağduriyeti yaratarak oylarını yüzde 47’ye çıkardığını, Büyükanıt’ın da kendisini garantiye aldığını, hakkında soruşturma açılmasını önlediğini eklemiş; çıkar işbirliği yaptıklarını öne sürmüştü.

Kılıçdaroğlu’nun bu ifadeleri karşısında dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın ne yanıt vereceği merak ediliyordu. Kılıçdaroğlu’nun NTV’deki bu konuşmasından sonra Büyükanıt’a yanıtını öğrenmek için not bırakmıştım.

“HAYAL MAHSULÜDÜR”

Büyükanıt Paşa’yla dün konuştum. “Beni niye aradığınızı tahmin ediyorum” dedi ve ekledi:
“Uzun bir açıklama yapmayacağım. Düşüncemi çok kısa biçimde kaleme aldım, size aynen okuyorum; 26 Temmuz 2010 tarihinde CHP liderinin, ‘27 Nisan bildirisinin Başbakan ve emekli Orgeneral Büyükanıt’ın işbirliği ile hazırlandığı’ şeklindeki ifadesi yazılı ve görsel basında yer almıştır. Bu ifadelerin gerçekle bir ilgisi olmadığı gibi 53 yıl üniforma giymiş şahsıma karşı hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan hayal mahsulü bir hakaret olarak görüyorum. Bu ifadeleri şiddetle kınıyor ve tekzip ediyorum.”

Büyükanıt Paşa, 27 Nisan bildirisi ve Kılıçdaroğlu’nun yorumu üzerine daha fazla konuşmak istemediğini belirtti. Yönelttiğim sorulara, “Ben hem Dolmabahçe görüşmesi hem de 27 Nisan’la ilgili görüşlerimi size açıklamıştım. Görüşlerim bugün için de geçerlidir” demekle yetindi. Yönelttiğim soruların yanıtlarının o açıklamalarında bulunduğunu anımsattı.

“DOLMABAHÇE DEVLET İŞİDİR”

Büyükanıt Paşa, Dolmabahçe görüşmesiyle ilgili olarak ne demişti? Muhalefet partilerinin, “Dolmabahçe’de ne konuşuldu açıklansın” talepleri üzerine 14 Haziran 2009’da Büyükanıt’la görüşmüştüm. Büyükanıt’ın görüşleri, 15 Haziran 2009 günkü Milliyet’te yer almıştı.
Büyükanıt Paşa, Dolmabahçe görüşmesinin devlet işi olduğunu söylemiş ve şöyle demişti:
“Ben bulunduğum görevler itibarıyla dönemin başbakanları Bülent Ecevit ve Mesut Yılmaz ile de bu tür görüşmeler yaptım. Bunlar devlet işidir. Dolmabahçe görüşmesi de öyledir. Yarım asırdır devletime ve milletime şerefle hizmet ettim. Ancak şeref ve haysiyetime saldırı mahiyetinde kampanyalarla karşı karşıya kaldım. Bu olayın değişik bir boyutu var. Konu siyasete çekildi. İsmim üzerinden siyaset yapılması beni rencide ediyor. Uzun meslek hayatım boyunca hiçbir gizli ve gizemli işin içinde bulunmadım.”

“MUHTIRA DEĞİLDİ”

Büyükanıt Paşa, 27 Nisan bildirisinin yeniden gündeme oturduğu Şubat 2010’da da sorularımı yanıtlamıştı. 22 Şubat 2010 günü yaptığımız görüşme ertesi gün Milliyet’te yer almıştı. Büyükanıt Paşa, 27 Şubat bildirisinin muhtıra olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmeyi yapmıştı:
“27 Nisan’la ilgili eleştirileri dinliyorum, okuyorum ve üzülüyorum. 27 Nisan sürekli gündeme getiriliyor. Bu bildiri Türk Silahlı Kuvvetleri’nin cumhurbaşkanlığı seçimine müdahalesi olarak yorumlanıyor. Oysa öyle değil.

Ben, hizmetteyken cumhurbaşkanlığı sözünü iki kez kullandım. Birincisi 12 Nisan 2007’de Genelkurmay Başkanlığı karargâhında yaptığım konuşmada. Bir soru üzerine aynen şöyle demiştim, ‘Seçilecek cumhurbaşkanının Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasada belirlenmiş ilkelerine sözde değil özde bağlı olacağını umut ediyorum. Tabii ki, yetki yüce Meclis’indir’. Benim söylediğim budur. Bunun aksini söylemek mümkün mü? Mümkün değildir. Çünkü, aksini söylerseniz, bundan, anayasada belirlenmiş ilkelere bağlı olmadığı sonucu çıkar ki, bu hem Cumhurbaşkanı’na hem de yüce Meclis’e hakaret olur.

Cumhurbaşkanı sözünü ikinci kez 27 Nisan’da kullandım. Oradaki ifadem de aynen şöyledir: ‘Son günlerde cumhurbaşkanlığı seçim süreci laik-antilaik sürecine dönüşmüştür’. Bunun neresi muhtıra?
Şimdi 27 Nisan’a muhtıra dediler, demeye devam ediyorlar. Muhtıra böyle olmaz. Muhtıranın tarihimizde örnekleri vardır. 27 Nisan’a muhtıra diyenler ya muhtıranın anlamını bilmiyorlar veya 27 Nisan bildirisini okumamışlar. 27 Nisan bir muhtıra değildir. Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale değildir. 27 Nisan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin laiklik konusundaki duyarlılığının dile getirilmesidir. Başka bir şey değildir.”

Büyükanıt Paşa, bugün de bu görüşlerini koruyor.

Etiketler:, , , , , ,

DİYARBAKIRSPOR Kulüp Başkanı Çetin Sümer’in ağabeyi Mehmet Metin Sümer (42), dün sabah Kayapınar İlçesi’ndeki evinde ruhsatlı tabancasıyla yaşamına son verdi. Tabancasını başına dayayıp tetiği çeken Sümer, silah sesine koşan yakınları tarafından ağır yaralı halde Sümer Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yoğun bakıma alınan Sümer, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Evli ve 3 çocuk babası Mehmet Metin Sümer’in bir süredir bunalımda olduğu öne sürülüyor.

Etiketler:

Gedik Yatırım Menkul Değerler A.Ş. hisseleri, İMKB İkinci Ulusal Pazarı’nda işlem görmeye başladı.

Gedik Yatırım’ın 21-22 Temmuz 2010 tarihlerinde Borsa Birincil Piyasada halka arz edilen 5 milyon 400 bin lira nominal değerli hisse senetleri, 1,58 lira baz fiyat ve “GEDIK” kodu ile bugünden itibaren İMKB İkinci Ulusal Pazarı’nda işleme açıldı.

Hisse senetlerinin işlem sırasına gönderilen emirlerde maksimum lot miktarı 1.000 olarak uygulanıyor.

İMKB’nin Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan duyurusunda, Gedik Yatırım Menkul Değerler’in sermayesi 36 milyon lira, halka açıklık oranı yüzde 15, baz fiyat 1,58 lira ve fiyat marjı 1,42-1,74 lira aralığı olarak gösterildi.Hisse senedi 1. Seansın ilk yarısı boyunca en yüksek fiyat olan 1,74 liradan işlem görüyor.

Etiketler:, , , , ,