Biberonlar ve su bidonları başta olmak üzere birçok plastik üründe kullanılan ”PDA” maddesinin çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığı, gelişim çağındaki çocukların ve özellikle bebeklerin gelişimini olumsuz etkilediği bildirildi.

Amerikan Federal Gıda ve İlaç İdaresi ve Avrupa Gıda Güvenliği Ajansı, ”BPA” maddesi içeren biberonların ve plastik ürünlerin üretiminin, en fazla 2010 yılı sonuna kadar yapılabileceğini duyurdu.

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Sekreteri Özgür Özel, ölümcül tehlike arz ettiği için dünyanın pek çok ülkesinde üretimi durdurulan Bisfenol A (BPA) adlı kimyasal maddeyi içeren biberon ve plastiklerin zararları ve alınması gereken önlemler ile ilgili yazılı açıklama yaptı.

Biberonlarda bulunan BPA maddesinin tehlike saçtığını belirten Özel, Türkiye’de de üretilen ve satışa sunulan biberonların büyük kısmında birçok hastalığa neden olan ve bebeklerin gelişimini olumsuz etkileyen bir kimyasal madde kullanıldığının ortaya çıktığını bildirdi.

Özel, başta Amerika, Kanada, Fransa, Danimarka olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde üretimi durdurulan ve kullanımı yasaklanan bu kimyasalı içeren biberon ve plastik ürünlerin, sindirim sistemi ve bağışıklık sistemi bozuklukları, nörolojik sorunlar, obezite, hiperaktivite, kalp hastalığı, meme kanseri, kısırlık gibi sağlık sorunlarına yol açtığı ve bunun yanında gelişim çağındaki çocukların ve özellikle bebeklerin gelişimini olumsuz etkilediği uyarısında bulundu.

TEB Genel Sekreteri Özel, şunları kaydetti:

”Stoklarda olan ürünler 2012 yılı sonuna kadar satılabilecek. Bu kimyasalın kullanılmasının tüm ülkelerde yasaklanmasını isteyen EFSA ise Avrupa Komisyonu’yla ortak hareket ederek, ürünlerin acilen pazardan toplatılmasını sağlayacağını açıkladı. Öte yandan, Avrupa Komisyonu, Avrupa Eczacılık Grubu’na (PGEU) gönderdiği yazıyla, bu konunun eczacıların gündemlerine almasını ve tüm diğer paydaşların birlikte hareket etmesini önerdi.”

-”GEREKLİ YASAL ZEMİN OLUŞTURULMALI”-

Plastik maddeleri daha dayanıklı hale getirmek için, biberonlarda, sert plastiklerde ve ev gereçlerinde kullanılan BPA maddesinin, Türkiye’de de hala birçok maddenin üretiminde kullanılmaya devam ettiğini öne süren Özel, ”Ancak, insan sağlığında son derece büyük hasarlara neden olabilen bu kimyasalın özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan bebeklerde büyük sağlık problemlerine neden olduğu biliniyor” dedi.

Yapılan araştırmalara göre, ”FDA’nın izin verdiği BPA oranının 10 kat daha azının bile çocuklara zararlı olduğunu” ifade eden Özel, şöyle devam etti:

”ABD’de yetişkinlerin yüzde 93′ünün kanında BPA bulunuyor. Her 10 biberonun 9′unda bu madde bulunuyor. Bu noktada vatandaşlarımızın son derece hassas olması gerekiyor. Bu ürünleri alırken üzerinde yazması zorunlu olan ‘BPA içermez’ etiketli olanlarını tercih etmeleri, geçici bir tedbir olsa da son derece hayatidir.

Piyasadaki biberonların çoğu, Bisfenol A içeren Polikarbonattan üretiliyor. Bisfenol A, biberonun içindeki sıvıya geçebilen, hormon sistemine zarar verici bir kimyasaldır. Biberonun ambalajındaki PC7 yazısı ya da geri dönüşüm üçgeni içindeki 7 rakamı, ürünün içeriğinde Polikarbonat kullanıldığını belirtiyor. Bebek biberonlarının yanında, su şişelerinde, tıbbi cihazlarda, spor ekipmanlarında, damacanalarda, saklama kaplarında, plastik bardaklar gibi pek çok üründe bulunuyor. Biz eczacılar, dünyanın tartıştığı ve bir bir yasakladığı bu kimyasalı içeren ürünlerin üretiminin bin an önce durdurulmasını istiyor, gerekli yasal zeminin oluşturulması konusunda yetkilileri acilen göreve çağırıyoruz.”

Etiketler:, , , , ,

Birleşmiş Milletler (BM), dünya çapında yüz milyonlarca kişinin zorlukla elde ettiği ya da hiç ulaşamadığı temiz içme suyunun “temel insan hakkı” olduğunu ilan etti.

BM’nin “temiz suya ulaşımın ve sağlığın korunmasının temel insan hakkı olduğu”na ilişkin bağlayıcılığı bulunmayan kararı, 122 ülkenin desteğiyle dün gece yapılan oylamada kabul edildi.

Oylamada hiçbir ülke karşı oy kullanmazken; aralarında ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Botswana’nın bulunduğu 41 ülke ise çekimser kaldı.

Çekimser kalan ülkeler, kararın Cenevre’de BM İnsan Hakları Konseyi’nde suya ilişkin haklarla ilgili bir uzlaşmaya varma çabalarına zarar vereceğini ileri sürdü.

Karar metninde 884 milyon kişinin güvenli içme suyuna ulaşma, 2,6 milyarı aşkın kişinin de temel sağlık korumasından yoksun olduğu belirtildi.

“Yaşam hakkının tam olarak kullanılabilmesi için bir insan hakkı olarak güvenli ve temiz içme suyu ile sağlığın korunması hayati önemdedir” denilen kararda, uluslararası topluma hitaben şöyle denildi: “Herkes için güvenli, temiz, erişilebilir, ulaşılabilir su ve sağlık koruması için çabalar artırılmalı.”

BM verilerine göre, her yıl 5 yaşın altındaki yaklaşık 1,5 milyon çocuk, su ve sağlık koşulları bağlantılı hastalıklardan ölüyor.

Etiketler:, , , , ,

Ankara’nın Bala ilçesi ile Kırşehir arasında yapımı devam eden duble yol inşaatının ortasında kalan ve araçları, yanından dolaşmak zorunda bırakan ev, görenleri şaşkına çeviriyor.

Bala-Kaman-Kırşehir duble yolunun Büyük Boyalık mevkisinde kamulaştırma bedeli nedeniyle davalık olan ve bu nedenle yıkılamayan ev, güzergahta seyreden araçların sürücülerine zor anlar yaşatıyor.

Şehirler arası otobüs firmalarının da kullandığı yolda ilerleyen sürücüler, bir anda karşılarına çıkan eve anlam veremiyor.

Karayolları Bölge Müdürlüğü ekiplerinin, eve yaklaşırken yerleştirdiği bir çok uyarı levhasıyla evin etrafındaki stabilize yola girmek zorunda kalan sürücüler, duble yollarda ilerlerken, bir anda hızlarını 30 kilometreye kadar düşürüyor.

Evin sahibi Şaban Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yolun ortasında kalan, kendisine ait 7 dönüm arazi ve bu arazinin üzerinde bulunan 3 ev için Karayolları 4. Bölge Müdürlüğünün 80 bin lira kamulaştırma bedeli kararı aldığını, ancak kendisinin bu bedele itiraz ederek bilirkişi talep ettiğini söyledi.

Bilirkişinin de söz konusu taşınmazlara 170 bin lira değer biçtiğini anlatan Yıldırım, Karayolları 4. Bölge Müdürlüğünün, bu rakamı fazla bulduğunu ve davayı Danıştay’a taşıdığını ifade etti.

Yıldırım, yolun ortasında kalan evi yüzünden yaşanan sıkıntılardan kendisinin de mutlu olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

”İnsanlar zannediyor ki, ben keyfi yere itiraz ediyorum, yolun yapılmasına engel oluyorum. Yok böyle bir şey… Ben sadece bir an evvel paramı hakkıyla almak istiyorum. Neden 170 bin lira edecek taşınmazlarımı 80 bin liraya vereyim ki? Davanın bir an önce sonuçlanmasını ben de istiyorum. Hem yol bir düzene girer hem de ben başımı sokacak bir eve taşınabilirim. Böyle sürüncemede kalmak, beni de zor duruma sokuyor. Evin içinde korkuyla oturuyorum. Şimdi yine yaz aylarındayız. Kış geldiğinde dava sonuçlansa ve ‘evini yıkacağız’ deseler, o zaman ne yapacağım? Bilmiyorum…”

Konu ile ilgili Karayolları Kamulaştırma Birimi yetkilileri de yolun inşaatının devam ettiğini söyledi.

Konunun, mahkemeye intikal ettiğini ve mahkeme sonuçlanana kadar yapılacak bir şey olmadığını belirten yetkililer, Şaban Yıldırım’ın itirazından vazgeçmesi ve verilen kamulaştırma bedelini kabul etmesi halinde evin yıkılarak yolun ortasından kaldırılacağını ifade etti.

Etiketler:, , , , , ,

Türkiye’nin online kitapçısı “İdefix.com”, son 2 ayın en çok satan 50 kitabını açıkladı.

Alınan bilgiye göre, Ahmet Ümit’in son kitabı “İstanbul Hatırası” ile 2010 yazına damgasını vurduğu görülen listede, geçen yılın yaz döneminin en çok satan kitabı olan Elif Şafak’ın “Aşk”ı hala en çok satanlar arasında yer alıyor.

Ümit’i, “Ölü Ruhlar Ormanı” ile Jean-Christophe Grange, “Otostopçunun Galaksi Rehberi” ile Douglas Adams, “Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara Girer” ile Thomas Cathert ve “On iki” ile Jasper Kent izliyor.

Listeye giren kitapların 12′si Ahmet Ümit başta olmak üzere İpek Çalışlar, İhsan Oktay Anar, Falih Rıfkı Atay, Oğuz Atay, Elif Şafak, Ertuğrul Özkök, Ece Temelkuran, Vahdettin Engin, Gürkan Hacır, Sabiha Paktuna Keskin, Sadun Boro ve Y. Akın Öngör gibi Türk yazarların eserlerinden oluştu.

Etiketler:,

Kudüs’te Eski Belde’nin Es-Sa’diye Mahallesi’nde iki katlı bir evin Yahudi yerleşimciler tarafından işgal edildiği öne sürüldü.

Hamas’a yakınlığıyla bilinen Filistin Enformasyon Merkezi’nin haberine göre, İsrail polisinin koruması altında sabaha karşı eve gelen yerleşimciler, Filistinli Kemal Gırş’ın 50 kişiden oluşan kalabalık ailesiyle birlikte yaşadığı evin kapısını kırmaya çalıştı. Evdeki kadınların bağırarak komşulardan yardım istemesi üzerine polisler evin etrafını kuşatarak Filistinlilerin eve yaklaşmasına izin vermedi.

Fetih Hareketi Devrim Konseyi üyesi Dimitri Delyani, işgal güçlerinin ev halkını evden kovduğunu fakat 11 odalı evin kadınların ve çocukların sığındığı üç odasını içeriden kilitlendiği için boşaltamadıklarını söyledi.

Mescid-i Aksa yakınlarında bulunan iki katlı binanın 1967′deki işgalden önceki yıllarda okul olarak kullanıldığına işaret eden Delyani, Mescid-i Aksa’ya 300 metre mesafedeki evin fanatik Yahudiler için okula dönüştürmesinden korktuğunu belirtti.

Eski Belde’de yaklaşık ’3 bin 500 Siyonist gaspçının yaşadığı 75 Yahudi yerleşim birimi bulunduğunu’ ifade eden Delyani, Gırş ailesinin evine el konulmasının Netanyahu’nun Yahudileştirme faaliyetlerinden ve Yahudi yerleşim birimi inşa niyetinden vazgeçmediğini gösterdiğini söyledi.

Gırş ailesinin eviyle birlikte Es-Sa’diye Mahallesi’nde işgal edilen ev sayısının 5′e ulaştığı kaydedildi.

Etiketler:, , , , ,