Osmaniye’nin Hasanbeyli ilçesinde karayolunun kenarına yerleştirilen patlayıcının infilak etmesi sonucu yaralanan er Özkan Şen, Osmaniye Sağlık Müdürlüğünün ambulansıyla GATA’ya sevk edildi.

Osmaniye Devlet Hastanesindeki doktorlar, tedavisi devam eden Özkan Şen’in vücudundaki yaralar nedeniyle Ankara GATA’ya sevk edilmesine karar verdi. Şen, Osmaniye Sağlık Müdürlüğü ambulansıyla Ankara’daki GATA’ya gönderildi. Er Özkan Şen’in durumunun iyi olduğu ancak vücudundaki yaralara plastik cerrahi müdahalesi gerektiği için sevk edildiği belirtildi.

Karakol komutanı başçavuş Hacı Ömer Beyik, ambulans helikopterle Çukurova Üniversitesi Balcalı Tıp Fakültesine sevk edilmişti. Diğer yaralı askerler Özkan Erbil ile İlyas Kapıaçmazoğlu’nun Osmaniye Devlet Hastanesinde tedavilerinin sürdürüldüğü, durumlarının iyiye gittiği bildirildi.

27 Temmuzda, Kızıldere köyü Buğdaycık mevkisi yol ayrımında, yol kenarına yerleştirilen patlayıcının uzaktan kumandayla infilak ettirilmesi sonucu Hasanbeyli Jandarma Karakolu Komutanı başçavuş Hacı Ömer Beyik ve jandarma erler Özkan Şen, İlyas Kapıaçmazoğlu ile Özkan Erbil yaralanmıştı.

Bölgede operasyonların sürdürüldüğü kaydedildi.

Etiketler:, , ,

Almanya’da işsizlik oranı Temmuz ayında bir önceki aya göre 0,1 puan artarak yüzde 7,6′ya çıktı.

Almanya Federal Çalışma Ajansı tarafından yapılan açıklamada, Almanya’da Temmuzda işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,1 puan artarak yüzde 7,5′den yüzde 7,6′ya yükseldi.

Açıklamada, Almanya’da bu ay kayıtlı işsiz sayısı 39 bin artarak 3 milyon 192 bine yükseldi.

Etiketler:, , , ,

Ankara’nın Bala ilçesi ile Kırşehir arasında yapımı devam eden duble yol inşaatının ortasında kalan ve araçları, yanından dolaşmak zorunda bırakan ev, görenleri şaşkına çeviriyor.

İŞTE DUBLE YOLUN ORTASINDA KALAN O EV

Bala-Kaman-Kırşehir duble yolunun Büyük Boyalık mevkisinde kamulaştırma bedeli nedeniyle davalık olan ve bu nedenle yıkılamayan ev, güzergahta seyreden araçların sürücülerine zor anlar yaşatıyor.

Şehirler arası otobüs firmalarının da kullandığı yolda ilerleyen sürücüler, bir anda karşılarına çıkan eve anlam veremiyor.

Karayolları Bölge Müdürlüğü ekiplerinin, eve yaklaşırken yerleştirdiği bir çok uyarı levhasıyla evin etrafındaki stabilize yola girmek zorunda kalan sürücüler, duble yollarda ilerlerken, bir anda hızlarını 30 kilometreye kadar düşürüyor.

Evin sahibi Şaban Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yolun ortasında kalan, kendisine ait 7 dönüm arazi ve Yazının kalanını okuyun »

Etiketler:,

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra G.B., bir öğretim üyesine psikolojik taciz uyguladığı gerekçesiyle hakkında açılan davada 3 bin lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.

KOÜ’de 1994 yılından bu yana görev yapan Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ç. “Yargıya taşınmış kişisel husumet” nedeniyle yurt dışındaki bir kongreye katılmasına izin verilmediğini ve “Psikolojik tacize” maruz kaldığını öne sürerek, 2009 yılının Aralık ayında Prof. Dr. Zehra G.B.’ye Kocaeli 4. Sulh Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açtı.

Mustafa Ç. dava dilekçesinde “kişisel husumet” nedeniyle Hukuk Fakültesinden Hereke’deki bir Yüksek Okula sürüldüğünü, burada kullandığı bilgisayara şifre koyduğu için tehdit edildiğini ve sürekli psikolojik baskı altında olduğunu ileri sürdü.

2008 yılında Kırgızistan’da katılacağı uluslararası bir kongreyle ilgili KOÜ Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulu üyelerinin, görevlendirilmesiyle alakalı yaptığı oylamada Prof. Dr. Zehra G.B.’nin de arasında bulunduğu 2 üyenin “çekimser oy” kullandığını ifade eden Mustafa Ç. bunun da yasaya aykırı olduğunu vurguladı.
Mustafa Ç. dilekçesinde Yükseköğretim Kanunu’nun 61. Maddesi’nde üyelerin “çekimser oy” kullanmasının kesinlikle yasaklandığına dikkati çekti.

Dava dilekçesinde, “Çekimser oy”un sebebini sorduğunda ise Prof. Dr. Zehra G.B.’nin, “Yargıya taşınmış kişisel husumet nedeniyle” kendisi ile başka bir üyenin bu şekilde oy kullandığını ifade eden bir yazının tarafına gönderdiğini anlatan Mustafa Ç. idare tarafından sürekli ve planlı bir şekilde kendisine psikolojik taciz uygulandığını, bunun sonucunda da akademik çalışma yapamaz hale geldiğini belirtti.

Yrd. Doç Dr. Mustafa Ç. Dekan Prof. Dr. Zehra G.B.’den Kırgızistan’daki kongre için uçak bileti ve otel ücretini önceden ödendiği için 400 lira maddi, kongreye gönderilmemesi nedeniyle duyduğu üzüntüden dolayı da 6 bin 500 lira manevi tazminat talep etti.

DAVA 7 AYDA SONUÇLANDI

Davayı, 14 Temmuzdaki 8′inci celsede karara bağlayan Mahkeme Hakimi Yurdanur Balkan, manevi tazminat talebini kısmen kabul ederek, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra G.B.’nin 3 bin lira manevi tazminatı, 3 Aralık 2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ç.’ye ödemesine karar verdi. Mustafa Ç.’nin maddi tazminat talebi ise reddedildi.

Gerekçeli kararda, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ç. ile arasında devam eden davalar nedeniyle Prof. Dr. Zehra Gönül B.’nin olayda kast ve kusurunun bulunduğu belirtildi.

Zehra G.B.’nin Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulu’nun çalışma ve oylama işlemlerinde üyelerin kanuna uygun oy kullanmasını sağlamakla görevli olduğu belirtilen kararda, Zehra G.B.’nin  çekimser oy kullanmasının ve bir üyenin de aynı şekilde oy kullanmasına müsaade etmesinin ağır bir kişisel kusur, aynı zamanda hizmet kusuru olduğu kaydedildi.

Kararda, Mustafa Ç.’nin bu olay nedeniyle mesleki kariyerinin olumsuz etkilenmesi, benzer bir kongre için yeniden en başından çalışmasının gerekmesi, kongre heyetine karşı mahcubiyet, aylar öncesinde basılan broşür ve kitaplarda yer alan ve planlanan sunumların gerçekleştirilememesi ve uluslararası bilim adamları nazarındaki itibar kaybı da dikkate alınarak 3 bin lira manevi tazminata hükmedildiği anlatıldı.

Mustafa Ç.’nin, üniversiteden izin almadan bilet ve otel rezervasyonu yaptığına da dikkati çekilen kararda, bu harcamaların yapıldığı zaman itibariyle bir zorunluluk olmadığı kabul edilerek, maddi tazminat talebinin reddedildiği ifade edildi.

Mustafa Ç.’nin Avukatı Murat Çakır, ‘psikolojik taciz’ davalarının özellikle Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde çok yaygın uygulandığını ve Türkiye’dekine oranla çok daha ağır cezaların verildiğini söyledi.
“Bu dava, bence Türkiye’de bir çok kişiye emsal olacak” diyen Çakır, şunları kaydetti:
“Biliyorum ki özellikle kamu kuruluşlarında bir çok kişi bu baskıya maruz kalıyor, ancak böyle bir hakkı olduğunu çoğu insan bilmiyor. Kazandığımız bu davadan sonra bir çok kişinin psikolojik taciz (mobbing) davası açacağını düşünüyorum. Türkiye’de verilen manevi tazminat cezaları, şu an için AB ülkelerine göre düşük ama mobbing davalarının gelişmesiyle iş verenlerin başı çok ağrıyacak. Biz de açtığımız davada 6 bin 500 lira manevi, 400 lira da maddi tazminat talep etmiştik, ancak mahkeme 3 bin liraya hükmetti. Olsun, bizim için önemli olan bu davayı kazanmaktı.”

Etiketler:, , , , ,

Ankara’nın Bala ilçesi ile Kırşehir arasında yapımı devam eden duble yol inşaatının ortasında kalan ve araçları, yanından dolaşmak zorunda bırakan ev, görenleri şaşkına çeviriyor.

Bala-Kaman-Kırşehir duble yolunun Büyük Boyalık mevkisinde kamulaştırma bedeli nedeniyle davalık olan ve bu nedenle yıkılamayan ev, güzergahta seyreden araçların sürücülerine zor anlar yaşatıyor.

Şehirler arası otobüs firmalarının da kullandığı yolda ilerleyen sürücüler, bir anda karşılarına çıkan eve anlam veremiyor.

Karayolları Bölge Müdürlüğü ekiplerinin, eve yaklaşırken yerleştirdiği bir çok uyarı levhasıyla evin etrafındaki stabilize yola girmek zorunda kalan sürücüler, duble yollarda ilerlerken, bir anda hızlarını 30 kilometreye kadar düşürüyor.

Evin sahibi Şaban Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yolun ortasında kalan, kendisine ait 7 dönüm arazi ve bu arazinin üzerinde bulunan 3 ev için Karayolları 4. Bölge Müdürlüğünün 80 bin lira kamulaştırma bedeli kararı aldığını, ancak kendisinin bu bedele itiraz ederek bilirkişi talep ettiğini söyledi.

Bilirkişinin de söz konusu taşınmazlara 170 bin lira değer biçtiğini anlatan Yıldırım, Karayolları 4. Bölge Müdürlüğünün, bu rakamı fazla bulduğunu ve davayı Danıştay’a taşıdığını ifade etti.

Yıldırım, yolun ortasında kalan evi yüzünden yaşanan sıkıntılardan kendisinin de mutlu olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

“İnsanlar zannediyor ki, ben keyfi yere itiraz ediyorum, yolun yapılmasına engel oluyorum. Yok böyle bir şey… Ben sadece bir an evvel paramı hakkıyla almak istiyorum. Neden 170 bin lira edecek taşınmazlarımı 80 bin liraya vereyim ki? Davanın bir an önce sonuçlanmasını ben de istiyorum. Hem yol bir düzene girer hem de ben başımı sokacak bir eve taşınabilirim. Böyle sürüncemede kalmak, beni de zor duruma sokuyor. Evin içinde korkuyla oturuyorum. Şimdi yine yaz aylarındayız. Kış geldiğinde dava sonuçlansa ve ‘evini yıkacağız’ deseler, o zaman ne yapacağım? Bilmiyorum…”

Konu ile ilgili Karayolları Kamulaştırma Birimi yetkilileri de yolun inşaatının devam ettiğini söyledi.

Konunun, mahkemeye intikal ettiğini ve mahkeme sonuçlanana kadar yapılacak bir şey olmadığını belirten yetkililer, Şaban Yıldırım’ın itirazından vazgeçmesi ve verilen kamulaştırma bedelini kabul etmesi halinde evin yıkılarak yolun ortasından kaldırılacağını ifade etti.


Etiketler:, , ,