Çok yakın zamana kadar g-string’ler her yerdeydi. Bu küçük iç çamaşırını ortaya çıkartan düşük belli pantolonların modası geçmeye başlayınca onların da satışları ister istemez düştü. Şimdilerde ise bambaşka modeller öne çıkmış durumda.

Bundan neredeyse 10yıl önce, Macarena dansı çok popülerdi; çoğu insan Rachel saç kesimini tercih ediyordu ve poponuzun arasından bir ip geçmesi cesur bir seksilik olarak kabul ediliyordu. Neyse ki o dans artık popülaritesini kaybetti ve saçlar nispeten uzadı. Peki ya g-string’e ne oldu? Onlara olan aşkınınız solmasa da, artık eskisi kadar rağbet germedikleri de bir gerçek Hatta bazı moda çekimlerinde bambaşka modellerin g-string’in yerini almaya başladığını görüyoruz. Sizin için tanganın nasıl seksi bir model olmaktan çıktığını ve erkeklerin artık hangi modeller için eridiğini araştırdık.

bir iç çamaşırı trendi yarattı. Bu ufacık külotlar aynı zamanda kadınların kendilerini süper seksi hissetmelerini sağladı.
G-string’ler yavaş yavaş daha çok kadının iç çamaşırı çekmecesine girmeye başladı ve 1995′te resmen açılışını yaptı. Çünkü Victoria’s Secret o yıl ilk kez bir defile düzenleyerek iç çamaşırını daha önce hiç olmadığı kadar gözler önüne serdi. Fields “İç çamaşırları için düzenlenen moda şovları aslında 30′lu yıllardan beri var ama o zamanki defileler sadece satıcılara özel olarak düzenleniyordu” diye anlatıyor. Tüm dünya Heidi Klum ve Tyra Banks’i podyumda alımlı alımlı yürürken gördüğünde g-string en büyük çıkışını yaptı. Perakendeciler değişik kumaş ve renklerde iç çamaşırları tasarlayarak bu akıma katkıda bulundular. Juicy Couture ve Frankie B gibi denim markaları ise bu küçük ve seksi modellerin gözükmesini sağlayacak kotlar yarattılar.


Etiketler:, ,

İTKİB’in geleneksel genç moda tasarımcıları yarışması Koza, bu yıl İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın katkılarıyla ve ELLE işbirliğiyle düzenleniyor. 24 Ağustos’ta yapılacak Koza finalinin ertesi günü İstanbul Fashion Week heyecanı başlayacak.

İTKİB tarafından 1992′den beri geleneksel olarak her yıl düzenlenen; Bahar Korçan, Arzu Kaprol, Bora Aksu, Banu Bora, Ümit Ünal, Hatice Gökçe, Hakan Yıldırım gibi ünlü isimleri moda dünyasına kazandıran genç moda tasarımcıları yarışması Koza, moda tasarımı alanında yükselmeyi hedefleyen genç yetenekler için büyük bir fırsat. İstanbul Fashion Week öncesi finali yapılacak olan Koza, İTKİB organizasyonunda, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın katkılarıyla, İstanbul Fashion Week 2010, İstanbul Moda Akademisi (İMA) ve ELLE’in iş birliğiyle düzenleniyor.

YARIŞMAYA DAİR
Kendini geliştirmeyi amaçlayan genç yeteneklerin tasarımlarının yarışacağı Koza’ya, bu yıl da deri odaklı koleksiyonlar sunan genç tasarımcılar başvurdu. 24 Ağustos’ta gerçekleşecek final defilesiyle sonuçlanacak yarışmaya, Türk moda dünyasında tanınan bir
isim ya da markası, ticari sponsoru veya ticari markası olmayan, 30 yaşın altındaki kişiler katılıyor.

15′i konfeksiyon ve 10′ u deri kategorisinden olmak üzere toplam 25 finalist, 15 Temmuz 2010 Perşembe günü ilan edildi.

24 Ağustos 2010 Salı akşamı gerçekleşecek Koza final defilesindeyse, tasarımlar Türk ve yabancı basın mensuplarının yanı sıra iş ve moda dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan seçkin davetli grubuna sunulacak.

KOZA’NIN HEDEFİ
İTKİB tarafından 17 yıldır düzenlenen ve yeni tasarımcıları keşfeden Genç Moda Tasarımcıları Yarışması, geçen yıldan itibaren yeni adı olan “Koza”yla genç yeteneklerle buluşuyor. Ülkemizin, dünyanın sayılı tekstil ve konfeksiyon ülkeleri arasında olması ve ticareti kısıtlayıcı tüm unsurlara rağmen kaliteden ödün vermemesi, moda-tekstil tasarım
vb. bölümlerde verilen eğitim kalitesinin de artışıyla birlikte, moda sektörünün hareketlenmesini gerektirdi. Bu doğrultuda İTKİB de, etrafındaki gelişmelere tepkisiz kalmayan bir kurum olarak, bu potansiyeli çok önceden görmüş ve gizli yetenekleri keşfederek önce Türk moda sektörüne ve dünyaya Bahar Korçan, Hakan Yıldırım, Ümit Ünal, Bora Aksu, Banu Bora, Arzu Kaprol, Hatice Gökçe, Özgür Ma sur, Zeynep Tosun, Zeynep Erdoğan, Elif Cığızoğlu, Özlem Kaya ve Deniz Yeğin gibi başarılı isimler kazandırdı.

arışmacılardan, 12 tam görünümden oluşan koleksiyon sunumu (35x50cm. ölçülerinde, her bir tam görünümü detaylandıran artistik ve teknik çizimlerle), kullanılacak kumaş örnekleri ve tamamlayıcı aksesuarlarla bay veya bayan olmak üzere iki kategoriden birini seçerek çizim yapmaları isteniyor. Koleksiyonu tasarlarken nelerden etkilendikleri gibi birkaç başka kriter daha yarışmayı kazanmaları konusunda önem taşıyor.

Koza’yı kazananları neler bekliyor?
Eğitim olanakları:
Bir yıllık İngilizce dil eğitimi. İstanbul Moda Akademisi’nde düzenlenen “workshop”lardan içeriği uygun olan üç tanesine katılım hakkı. İMA ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) iş birliği çerçevesinde yürütülen altı aylık Moda Yönetimi programına katılma imkanı. İMA ve London College of Fashion (LCF) iş birliği çerçevesinde, London College of Fashion’un Londra’daki Cenrer For Fashion Enterprise merkezinde üç aylık eğitim olanağı.
En başarılı bulunan beş tasarımcıya, tanınmış bir tasarımcı/markada bir yıl asistanlık yapma fırsatı.

İSTANBUL FASHION WEEK
İstanbul’un dünya moda merkezlerinden biri konumuna taşınmasını kısacası dünyada Türk Modasından söz ettirmeyi hedefleyen çok boyutlu bir organizasyon olan ISTANBUL FASHION WEEK etkinliğinin üçüncüsü, global moda takvimine paralel olarak 2011 ilkbahar – yaz koleksiyonlarının sergileneceği muhteşem defilelerle 25 – 28 Ağustos 2010 tarihleri arasında başlıyor.

Moda dünyası; dünyanın en önemli metropollerinden biri olan İstanbul’da modanın tadını çıkaracak!

Etiketler:, , , , , , , , ,

Sıcak havada tek istediğiniz şey üzerinize mümkün olduğunca az şey giymek. Peki nasıl stil sahibi, şık ve çekici görünebilirsiniz?

Bu yaz, ister plajda, ister şehirde, ister uzun bir uçuşun ardından ulaştığınız bir yerde olun, cool ve şık görünebilmeniz için birçok yeni siluet ve onları giymenin farklı şekli mevcut.

Yaz giyiminde, gece ya da gündüz kat kat ve hafif şeyler giymek esastır. Geçtiğimiz birkaç sezondur her yerde görülen hırkalardan da anlaşılacağı üzere kat kat giyinmenin modası geçecek gibi değil. bu kategoride öne çıkan iki parça var. Motosikletçi montu şeklinde karşımıza çıkan yaz derileri serin akşamlar için ideal. Yeniden yorumlanmış bir diğer klasik ise asker ceketi. Bu parça, uzun ve çiçekli bir elbise ya da bol bir pantolonla da giyilebiliyor.

Birkaç cesur deseni bir arada kullanarak da şıklığı yakalayabilirsiniz. Bu yaziçin şirin puantiyeli üstler, çizgili hırkalar ve kabarık cepli şortlar hazırlayan Marni‘nin tasarımcısı Consuelo Castiglioni, sıra dışı ve dikkat çekici aksesuarlara da çok düşkün. “Doğru seçilmiş bir çift küpe, kolye ya da bilezik en sade görüntüyü bile şıklaştırabilir,” diyor. Gerçek ustalık, eşarp, ceket, şal ve lüks mücevherler gibi ihtişamlı parçaları ustaca bir arada kullanabilmekte yatıyor. “Tipik bir Marni kadını, serin akşamlarda taytla ya da kemerle giyeceği harika bir desenli elbiseye sahiptir.”

Bu sezon yeni bir yüze kavuşan yaz demirbaşlarını da unutmamak lazım. Mesela şortlar. Alexander Wang‘in dantelli ve deri versiyonlarından Hermes‘in uzun şehir şortlarına kadar, moda dünyası onlara gittikçe daha çok kucak açıyor ve yavaş yavaş vazgeçilmez parçalar haline geliyorlar. Los Angeles’lı tasarımcı Jenni Kayne, “Birçok farklı modelde şort giyiyorum,” diyor. “Ama erkek gömleği ya da tişörtle tamamlayabileceğim yüksek belli, üste oturan modelleri daha çok seviyorum. Keten şortlar, dar şortlar, hatta jean bermudalar bile bende iyi duruyor.” Kayne’in tercihleri arasında olan, dizin hemen üzerinde biten bol şortları tamamlamak için Club Monaco’nun plili ipek bluzları ve Stella McCartney’nin flörtöz çiçekli elbiseleri iyi birer seçim. Eğer şortlara henüz alışamadıysanız ya da bacaklarınız şort giymeye uygun değilse kısa paçalı pantolonlar tam size göre.

Pantolonlarla ilgili en önemli konu boylarıdır. Gündüzleri giymek için Jil Sander‘in bol paçalı keten pantolonlarına ya da Dries Van Noten‘ın desenli modellerine bir göz atın. Boy by Band of Ousiders markasındaki kısa paçalı, haki renkli modeller ve J. Crew‘deki bileğin hemen üzerinde biten mat jarse versiyonlar da çok şık seçenekler. Teksas’ın en iyi butiklerinden olan By George’un sahibi Matthew Culmo – hepsi de aşırı sıcak havaya alışkın olan – müşterilerinin Hindistan’daki gibi eteği andıran bol pantolonları tercih ettiklerini söylüyor: “Isabel Marant‘ın şalvar pantolonları yok satıyor. Rag & Bone ve Bottega Veneta‘nın modelleri de öyle.” Bu bol modeller kesinlikle anahtar parçalar kategorisine giriyorlar.

Ama tüm parçalarda olduğu gibi en önemli konu onları nelerle giyeceğiniz. Rahat bir Cumartesi öğleden sonrası için mi, yoksa daha konservatif bir toplantı için mi giyindiğinize bağlı olarak, giydiğiniz üst şıklık derecenizi belirler. Şehirde dolaşmak için şortları ve bol pantolonları rahat tişörtlerle tamamlayın. Daha sofistike hissetmek içinse koton bir gömlek ya da tiril tiril kumaşlı bir bluzu tercih edin.

Elbise giymek isteyenler için de bir önerimiz var: Ya iddialı olun ya da hiç giymeyin. Mikromini elbiseler bunun için biçilmiş kaftan. Tercihiniz daha uzun bir modelden yanaysa Missoni‘nin mükemmel bohem elbiselerini düşünebilirsiniz. Artık aile markasıyla çalışan Margherita Missoni konuyu harika bir biçimde özetliyor: “Bizim elbiselerimiz uzunlukları ve çok katlı olmaları sayesinde gündüzden geceye rahatça geçebiliyorlar. Düz sandaletlerle tamamen plaj elbisesi havasındalar, topuklularla ise çok şık ve görkemli oluyorlar.” Uçuşan kumaşlı bir elbiseyi ofiste giyilmeye uygun hale getirmek için üzerine yumuşak kumaşlı bir blazer ceket giyebilirsiniz.

Seçiminiz her ne olursa olsun, doğru yaz aksesuarları da vazgeçilmezleriniz arasında olmalı. Ayakkabı olarak, deri ve bantlı düz sandaletler ya da çok yüksek dolgu topuklar doğru seçim. Chanel ya da Celine’in üzeri zımbalı, ahşap saboları gibi sezonun hit modellerini gözden geçirin. Ya da Chloé’nin çok beğenilen bilekten bantlı deri ve kanvas gladyatör sandaletlerine bakın. Çantalardaysa, doğal materyallerden yapılmış nötr renkli modeller revaçta; böyle modeller kullanışlılıklarıyla öne çıkıyorlar.

Bir parça sıra dışılık için bugünlerde tekrar moda olan – Prada eski versiyonunu yeni desenlerle yeniden yarattı – türbanları deneyin. Castiglioni, “Başa sarılmış bir eşarp gece de sık bir görüntü yaratır,” diyor. “Günbatımında plajdan ayrılıp, akşam yemeğine koştururken çok yardımı olur!”

Stephens uyarıyor; “Sıcak havanın hakimiyetindeki yaz davetlerinde yüzünüzde neredeyse biç makyaj olmamalı. Sadece eyeliner ve bir parça parlatıcı yeterli. Zaten nem sayesinde herkesin cildi muhteşem görünür.”

Kolay, rahat ve doğal. Bundan daha cool ne olabilir?


Etiketler:, ,

Bu yaz düz sandaletlerden topuklu sandaletlere, açık burunlu stiletto’lardan babetlere kadar yine birçok ayakkabı modeli revaçta. Hepsi de birbirinden güzel…

“Bir kadına her ruh hali için başka bir ayakkabı gerekir ve herkes bilir ki kadınların çok fazla değişik ruh hali vardır.” Sex&The City’nin Carrie’si söyledi, biz de can-ı gönülden katıldık. Ama bu sevdada bencillik yapmadık. En iyileri seçtik, sizinle paylaştık!

‘Cool’ ayaklar
Sandaletler, ayaklarda yaş, ırk, dil farkı gözetmiyor! Herkese eşit mesafede duruyor. Giyiyorsunuz, ayağınız önce rahat ediyor sonra şıklığınıza şıklık ekleniyor.

Yazının kalanını okuyun »

Etiketler:, ,

Zarif duruşu, bembeyaz teni ve duru güzelliğiyle herkes Gwyneth Paltrow’u Grace Kelly’nin 2000′lerde yeniden vücut bulmuş hali olarak düşünüyor.

Tabii ki Gwyneth’da sadece Grace Kelly benzerliğinden çok daha çekici şeyler var. Uzun, dümdüz sarı saçları ve bembeyaz teni gibi mesela… Sanatçı bir aileden gelen Gwyneth, aynı zamanda çok da yetenekli bir oyuncu. Bizi en çok ilgilendiren kısmıysa şu: Gwyneth Paltrow çok şık bir kadın. Giydiği her şey üzerine yakışıyor mu, yoksa o sadece üzerine yakışan şeyleri mi giyiyor emin değilim. Ama her zaman moda dergilerinden takip edilmeye değer bir kadın olduğuna oldukça eminim.

Gwyneth Paltrow’un alamet-i farikası upuzun bacakları. Dolayısı ile resmi davetlerde ve film galalarında Paltrow, mini etek giymeyi tercih ediyor. Özellikle ilk Iron Man filminde oynadıktan sonra, Gwyneth Paltrow kırmızı halıda parlak Balmain elbisesiyle göründüğünde, kabul edelim hiçbirimiz gözlerimizi ondan alamadık. O tarihten beri de, Gwyneth Paltrow mini elbiselerinden vazgeçmiyor.

Şıklığı ve estetiği iyi kombinliyor!
Paltrow’un vazgeçemediği bir diğer şey ise yüksek topuklu ayakkabılar. O mini elbiseleri bu ayakkabılardan daha iyi tamamlayan bir şey olamaz ne de olsa değil mi? Ayrıca güzel yıldızın çok sevdiği daracık kot pantolonların altında da çok güzel duruyorlar.

Düz sandaletler, şortlar, kısa ceketler… Bunlar hepimiz için spor görünümün altın anahtarlarıdır. Ama konu Gwyneth olunca, bu parçalar da şık ve estetik bir görüntüye kavuşuyor. Gwyneth Paltrow, giydiği her giysiyi anında zarif bir kostüme dönüştürebiliyor. İster kırmızı halıda olsun, ister özel hayatında, şıklığından ve zarafetinden asla ödün vermiyor.

Etiketler:,