Festivalde bu yıl Duman, Erkin Koray, Moğollar, Manga, Yüksek Sadakat ve Ogün Sanlısoy sahne alacak. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun oğlu Kerem Kılıçdaroğlu da bateristliğini yaptığı Sertsessiz grubu ile sahneye çıkacak.

Festival için, İngiliz Burnu’nda aynı anda 12 bin kişiye hizmet verecek yeterlikte, konaklama çadırlarından, sahnelere, satış standlarından, güvenlik, su ve kişisel ihtiyaçların karşılanacağı bölümlere kadar her ayrıntı titizlikle hazırlanıyor. Eğlence için gerekli araçlar alana yerleştirilirken, dev gondol dikkat çekiyor. Etkinlikler süresinde konser programları, kurulan iki sahnede saat 18.00′de başlayacak ve 03.00′e kadar sürecek. Bu yıl kurulan üçüncü sahne de, davul, gitar ve bas gitar performansları için düzenlendi.

POEM Organizasyon’un sahibi Ali Gençel, geçen yılki festivalin rock müzikseverlerin büyük ilgisiyle karşılanmasının kendilerine güç verdiğini belirtti. Festivalin hazırlık ve etkinlik sürecinde 2 bin kişinin görev yaptığını kaydeden Gençel, geçmiş yıllarda katılımcıların şikayet ettikleri konuları tek tek ele aldıklarını ve çözümlemeye çalıştıklarını anlattı. Görevlilerin festival armalı mavi tişörtleriyle hemen seçilebildiklerini ve sorunları çözümleyeceklerini ifade eden Ali Gençel, “Festival alanında konaklayanlar için ihtiyaç duyulacak her şeyi dikkate alarak gerekli her türlü hazırlığı yaptık. Geçen yıl 78 bin biletli katılımcımız oldu. Bu yıl bu sayıyı çok aşacağımızı şimdiden söyleyebilirim. Bu yıl iki sahnede 56 müzik grubu yer alacak. Hem Udo, Wasp, Primal Fear gibi dünya çapında gruplarımız, hem de Duman, Erkin Koray, Moğollar, Manga, Yüksek Sadakat, Ogün Sanlısoy gibi Türk rockseverlerin ilgiyle takip ettiği gruplar var” diye konuştu.

ENGİN YÖRÜKOĞLU UNUTULMADI

Bu yıl açtıkları üçüncü sahneyi ‘workshop’ olarak düzenlediklerini belirten Gençel, “Bu sahnede de bilinen önemli müzisyenler hem davul hem gitar hem bas gitar konusunda izleyicilere ‘workshop’lar yaptıracaklar. Bu sahneye de geçen aylarda kaybettiğimiz Moğollar grubunun önemli davulcusu Engin Yörükoğlu’nun adını verdik. Sahnelerdeki müzik gruplarının dışında ayrıca iki de DJ arkadaşımız var; Mete Sohtaoğlu ve Çağlan Tekil. Onlar da gün içinde belli saatlerde kitlelere rock müzikle ilgili DJ performanslar sunacaklar” dedi.

KEREM KILIÇDAROĞLU DA FESTİVALDE ÇALACAK

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun oğlu Kerem Kılıçdaroğlu da bateristliğini yaptığı Sertsessiz grubu ile 1 Ağustos’ta sahneye çıkacak. 26 yaşındaki Kerem Kılıçdaroğlu ailenin en küçük çocuğu. Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden mezun olduktan sonra, ODTÜ Uluslararası İlişkiler’de master yapan ve amacının akademisyenlik olduğunu söyleyen Kerem Kılıçdaroğlu, 8 yıl önce arkadaşlarıyla birlikte kurduğu Sertsessiz rock grubunun bateristliğini yapıyor

Etiketler:, ,

Şarkı İsimleri Sırasıyla ; Sevdanın Son Vuruşu, Acımayacak, İşim Olmaz, Kayıp, Öp, Adımı Kalbine Yaz Sen Çoktan Gitmişsin, Usta-Çırak, Acımayacak Gurcell Club Mix, Adımı Kalbine Yaz Ozinga Club Mix, Sevdanın Son Vuruş Suat Ateşdağlı Mix, Öp Gurcell Club Mix, Sevdanın Son Vuruşu Kivanch K Mix

Etiketler:,

O bir baba, o bir gözü kara ama en önemlisi o bir mafya! Usta oyuncu Jan Reno bu filmle sizleri bir kez daha kendisine hayran bırakacak.

Marsilya’daki mafya ailesine üye olan, çok uzun, kanlı ve başarılı bir kariyere sahip olan Charly Matteï mafyadan ayrılmıştır. 3 yıl boyunca karısı ve iki çocuğu ile sakin bir yaşam sürmektedir. Ancak bir kış sabahı vücuduna 22 kurşun sıkılarak ölüme terk edilir ama Charly hayatta kalmayı başarır ve onu öldürmeye cesaret edebilecek tek kişi olan Tony Zacchia’nın peşine düşer.  Zacchia bir hata yapmıştır: Başarısız olmuştur…

Bu film, Marsilya mafya dünyasında yaşanmış gerçek bir yaşam hikâyesinden esinlenerek yapılmıştır.

Richard Berry’nin yönettiği ve Jean Reno, Kad Merad, Jean-Pierre Darroussin ile Marina Fois’nin oynadığı Ölümsüz (L’Immortel – 22 Bullets), 20 Ağustos 2010’da Türkiye’de vizyona giriyor..

Etiketler:,

“Chuck & Buck” ve “İyi Kız” gibi iyi yazılmış senaryolu komedileriyle dikkat çeken bağımsız yönetmen Miguel Arteta, dördüncü filmi “Ateşli Gençlik”te de kendisinden bekleneni yerine getiriyor. O da üç boyutlu yan karakterler, yerinde mesajlar, cesur meseleler, oyunculara alan açma ve samimiyet. Bunların ışığında burada karşımıza çıkan gençlik komedisi kıvamında John Hughes’un 80’lerdeki eserlerini hatırlatan bir yapıt. Tabii bu samimiyet ve bağımsız başarıda, son yılların yükselen genç oyuncusu Michael Cera’nın da payı büyük.

1997’de çektiği “Star Maps” ile sinemaya girse de esasen 2000 tarihli “Chuck & Buck” ve 2002’de ürettiği “İyi Kız” (“The Good Girl”) ile adını duyurmuştu Miguel Arteta. 2000’lerin başının en samimi ve rahat izlenir bağımsız filmlerinin yaratıcısıydı kendisi. Senaristi Mike White’ın da bu durumdaki katkısı büyüktü elbette. Yıllar geçtikçe ikili ayrı yolların insanları olsalar da, kendi kariyerlerindeki geleneklerini aynen sürdürdüler.

Bağımsız sinemada kaliteli komedilerin has isimlerindendir

Aslında Arteta’nın belki de yedi sene film çekmemesinde Mike White ile ayrılmasının payı büyük olabilir. Öyle ki bir senariste ihtiyacı vardı yönetmenin. “Charlie Bartlett” (2007) ile parlayan Gustin Nash’i bulması da belli ki “Ateşli Gençlik”i (“Youth in Revolt”) projelendirme konusunda kendisini cesaretlendirmiş.

Öncelikle Arteta, diyalog, samimiyet ve oyunculuk odaklı yürüyen bir yönetmendir. Daha çok mesajları doğru olan senaryoların ve ‘felsefik komedi’ kavramının aranan ismidir sektörde. Yani filmlerini çok abartmak doğru olmaz, ancak izleyince keyifle tüketilip doğru mesajlarıyla da dikkat çeker bunlar bir ölçüde.

John Hughes’un gençlik komedilerini akla getiriyor

“Ateşli Gençlik” de yönetmenin ergenlikteki eşcinsel eğilim meselesini ele aldığı durum komedisi “Chuck & Buck” ile oltasını ilk aşka uzattığı romantik-komedi “İyi Kız”ın  ardından biraz da John Hughes’un gençlik komedilerini akla getiren bir eser. Ancak o dönemin “Heathers” (1989) ile ‘suçlu gençler’in izini süren orijinal kara komedisini de hatırlatıyor çokça.

Bunun yanında yönetmenin zaman zaman alternatif çizgi roman estetiğinin yaklaştığı söylenebilir. Arteta, ilk filmini çekmiş olsaydı bu eseri onun “Rushmore”u (1998) olarak görebilirdik. Ancak burada çizgi roman kareleri arasındaki geçişleri andıran özel kurgu sekansını ve araya giren animasyonları; Michael Cera’nın karakterinin gençlik bakış açısı olarak adlandırıyoruz. Ama biraz da isyankar bir duruşu var “Ateşli Gençlik”in.

Yan karakter yazımının profesyonelliği mizah dozunu arttırıyor

Aslında yönetmenin amacı yine durum komedilerinin o birçok karakteriyle dikkat çeken, bu yönelimiyle de mesajını yerine ulaştırabilen filmlerden birini üretmek. Bu doğrultuda da Steve Buscemi’nin baba karakteri, Ray Liotta’nın polis üvey baba tiplemesi, Justin Long’un uyuşturucu satıcısı kayınbirader karakteri, Adhir Kalyan’ın müslüman öğrenci karakteri, Rooney Mara’nın kaşar kız tiplemesi ve daha nice yan karakterle güldürmeyi beceren, bunların altını da doldurabilen adeta Woody Allen tadında bir gençlik filmi var karşımızda.

En önemlisi de Michael Cera ile Portia Doubleday’in birbirlerine uyumları. Tabii Cera’nın François Dillinger adlı alter egosu veya “Ölüm Korkusu”ndaki (“Vertigo”, 1958) kılık değiştirme mantığını ayaklandıran Carlotta resminin kılığına girmesi gibi absürd anlar da eğlenceli alanlar açıyor filmin derinlerinde, samimiyet ve senaryo başarısı sayesinde. Böylece gençliğin samimiyetini aşk ve mizah soslu, zaman zaman da ‘göstermelik suç’ ile yakalayan keyifli bir eserle yüzleşiyoruz.

Entelektüel altyapısıyla ve işlevsiz aile eleştirisiyle de dikkat çekiyor

Bunların yoluyla gelen film muhabbetlerinde “Serseri Aşıklar”dan (“A Bout de Souffle”, 1959) “Tokyo Hikayesi”ne (“Tôkyô monogatari”, 1950), Kenji Mizoguchi’den Jean-Paul Belmondo’ya uzanan entelektüel bir bilinç de var. Bu da “Ateşli Gençlik”in sinefil bir gençlik filmi olmasını sağlıyor.

Tabii aile kavramına ve banliyö yaşamına yaklaşım da neredeyse “Amerikan Güzeli” (“American Beauty”, 1999) seviyesinde bir işlevsizlik salgılıyor. Sürekli sevgili değiştiren veya uyuşturucu komasına giren aile bireyleri var burada öyle ki. Bu portrenin esas amacı da John Hughes filmlerinde gördüğümüz gibi gençliğin tarafını tutan bir dünya çizmek temelde…

Lafın özü Arteta’nın kalitesini ve mesajını doğru veren bir isim olduğunu bir kez daha ispatlıyor “Ateşli Gençlik”. Ergen çocukları ‘suç’ ile özdeşleştirse de bunun ucuna gidip ‘kaçan katil aşıklar’ yapmıyor ve daha çok ‘ileride buluşacağız’ gerçekliğinin izini sürüyor. Bu da elbette senaryonun, karakterlerin ve oyuncuların katkısıyla gelen samimiyetin başarısı olarak görülebilir. ‘Sıkışmış gençlik’in tablosu da böylece çizilmiş oluyor alttan alta elbette…

Künye:

Ateşli Gençlik (Youth in Revolt)
Yönetmen: Miguel Arteta
Oyuncular: Michael Cera, Portia Doubleday, Justin Long, Steve Buscemi, Mary Kay Place, Ray Liotta
Süre: 90 Dk.
Yapım Yılı: 2009

Etiketler:,

Dünya çapında 730 milyon dolar gişe hasılatı yapan “Saw” (Testere) adlı korku filmi “Dünyanın En Başarılı Korku Filmi” olarak Guinness Rekorlar Kitabı’nda yerini aldı. Filmin yapımcısı Mark Burg “Friday the 13th” (13. Cuma), “Nightmare on Elm Street” (Elm Sokağı Kâbusu), “Halloween” ve “The Texas Chainsaw Massacre” gibi pek çok önemli korku klasiğini geride bırakan “Testere”nin en başarılı korku filmi seçilmesine şaşırdığını ve mutlu olduğunu söyledi.

Kanadalı yapımcılık firması Lionsgate, altı filmden oluşan “Testere” serisinin 30 milyonun üzerinde DVD’sinin satıldığını ve bu sayıyla pek çok korku filmini geçtiğini açıklamıştı. Burg, “Saw 3D” olarak vizyona girecek olan 7’nci “Testere” filminin 3 boyutlu olacağını belirtti.

Etiketler:, ,