<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sitres.Net &#187; Kültür ve Sanat</title>
	<atom:link href="http://www.sitres.net/category/kultur-ve-sanat/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sitres.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 11:36:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Bu yaz en çok onlar okundu</title>
		<link>http://www.sitres.net/bu-yaz-en-cok-onlar-okundu</link>
		<comments>http://www.sitres.net/bu-yaz-en-cok-onlar-okundu#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 09:03:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sule</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Bu yaz en çok onlar okundu]]></category>
		<category><![CDATA[bu yazın en çok okunan kitapları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sitres.net/?p=10933</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye'nin online kitapçısı “İdefix.com”, son 2 ayın en çok satan 50 kitabını açıkladı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye&#8217;nin online kitapçısı “İdefix.com”, son 2 ayın en çok satan 50 kitabını açıkladı.</strong></p>
<p>Alınan bilgiye göre, Ahmet Ümit&#8217;in son kitabı  “İstanbul Hatırası” ile 2010 yazına damgasını vurduğu görülen listede,  geçen yılın yaz döneminin en çok satan kitabı olan Elif Şafak&#8217;ın “Aşk”ı  hala en çok satanlar arasında yer alıyor.</p>
<p>Ümit&#8217;i,  “Ölü Ruhlar Ormanı” ile Jean-Christophe Grange, “Otostopçunun Galaksi  Rehberi” ile Douglas Adams, “Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle  Bara Girer” ile Thomas Cathert ve “On iki” ile Jasper Kent izliyor.</p>
<p>Listeye giren kitapların 12&#8242;si Ahmet Ümit başta olmak üzere İpek  Çalışlar, İhsan Oktay Anar, Falih Rıfkı Atay, Oğuz Atay, Elif Şafak,  Ertuğrul Özkök, Ece Temelkuran, Vahdettin Engin, Gürkan Hacır, Sabiha  Paktuna Keskin, Sadun Boro ve Y. Akın Öngör gibi Türk yazarların  eserlerinden oluştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sitres.net/bu-yaz-en-cok-onlar-okundu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tuluyhan Uğurlu Karaman&#8217;da konser verdi</title>
		<link>http://www.sitres.net/tuluyhan-ugurlu-karamanda-konser-verdi</link>
		<comments>http://www.sitres.net/tuluyhan-ugurlu-karamanda-konser-verdi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 08:38:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oznur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Karaman]]></category>
		<category><![CDATA[Piyano virtüözü]]></category>
		<category><![CDATA[Tuluyhan Uğurlu]]></category>
		<category><![CDATA[Tuluyhan Uğurlu Karaman'da konser verdi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sitres.net/?p=10303</guid>
		<description><![CDATA[Piyano virtüözü Tuluyhan Uğurlu, 733. Türk Dil Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Karaman'da konser verdi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-10304" src="http://www.sitres.net/wp-content/uploads/2010/07/resim8.jpg" alt="" width="380" height="201" /></p>
<p>Piyano virtüözü Tuluyhan Uğurlu, 733. Türk Dil Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Karaman&#8217;da konser verdi.</p>
<p>Karaman Belediye Başkanı Kamil Uğurlu, 733. Türk Dil Bayramı&#8217;nın üçüncü ve son ayağı etkinlikleri kapsamında düzenlenen konser öncesinde Tapucak Meydanı&#8217;nda yaptığı konuşmada, Türk Dil Bayramı&#8217;nın misyonuna yakışır etkinlikler gerçekleştirdiklerini söyledi.</p>
<p>Kamil Uğurlu, böyle bir gecede &#8221;dahi çocuk&#8221; denilen ve kendini müziğe adamış dünyaca ünlü piyanist Tuluyhan Uğurlu&#8217;yu konuk etmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.</p>
<p>Daha sonra sahne alan dünyaca ünlü piyanist-besteci Tuluyhan Uğurlu, eserlerini Karaman Belediyesi mehter takımı eşliğinde çaldı.</p>
<p>Program sonunda bu toprakların çocuğu olmaktan mutlu olduğunu belirten Tuluyhan Uğurlu, vatandaşların arasına inerek onları selamladı ve hayranlarıyla fotoğraf çektirdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sitres.net/tuluyhan-ugurlu-karamanda-konser-verdi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Manga Saraybosna&#8217;yı coşturdu</title>
		<link>http://www.sitres.net/manga-saraybosnayi-costurdu</link>
		<comments>http://www.sitres.net/manga-saraybosnayi-costurdu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 08:33:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oznur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Bosna-Hersek'in başkenti Saraybosna'da konser verdi.]]></category>
		<category><![CDATA[Manga Saraybosna'yı coşturdu]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo'da bu yıl düzenlenen 55. Eurovision Şarkı Yarışması'nda ikincilik elde eden Manga grubu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sitres.net/?p=10278</guid>
		<description><![CDATA[Oslo'da bu yıl düzenlenen 55. Eurovision Şarkı Yarışması'nda ikincilik elde eden Manga grubu, Bosna-Hersek'in başkenti Saraybosna'da konser verdi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-10301" src="http://www.sitres.net/wp-content/uploads/2010/07/resim7.jpg" alt="" width="380" height="202" /></p>
<p>Oslo&#8217;da bu yıl düzenlenen 55. Eurovision Şarkı Yarışması&#8217;nda ikincilik elde eden Manga grubu, Bosna-Hersek&#8217;in başkenti Saraybosna&#8217;da konser verdi.</p>
<p>TRT&#8217;nin Balkan Konserleri kapsamında Saraybosna&#8217;ya gelen Manga grubu, Bosna-Hersek Devlet Televizyonu BHRT binası önünde verdiği konserde, sevenlerine keyifli saatler yaşattı. Konserde, Bosna Hersek&#8217;in sevilen sanatçıları <strong>Eldin Huseinbegoviç </strong>ve <strong>Armin Muzaferiya </strong>ile <strong>&#8221;The Last Location&#8221;</strong>, <strong>&#8221;Emir &amp; Frozen Camels&#8221; </strong>grupları da sahne aldı.</p>
<p>Manga üyelerinden Efe Yılmaz, geçmişte acı olayları yaşayan Saraybosna&#8217;ya bir müzik grubu olarak konserle destek vermek istedikleri için bu kentte sahne aldıklarını söyledi.</p>
<p>Saraybosna&#8217;da bulunduğu süre içinde kendisini Bursa&#8217;da gibi hissettiğini belirten Yılmaz, <em>&#8221;Saraybosna hem Avrupa hem de Asya. Başçarşı&#8217;da keskin bir noktada farklı kültürlerin, mimarilerin nasıl birleştiğini görmek çok güzel&#8221; </em>dedi.</p>
<p>Yaklaşık 3 saat süren konser, TRT-1, TRT Türk ve TRT Müzik kanalından canlı verildi.</p>
<p>TRT Balkan Konserleri, Saraybosna&#8217;nın ardından 3 Ağustosta Kosova Prizren&#8217;de Kıraç, 7 Ağustosta Arnavutluk Tiran&#8217;da Rafet El Roman, 10 Ağustosta Makedonya Üsküp&#8217;te Candan Erçetin, 17 Ağustosta Batı Trakya&#8217;da Ferhat Göçer ve 24 Ağustosta ise Bulgaristan Şumnu&#8217;da Mustafa Sandal konseriyle sürecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sitres.net/manga-saraybosnayi-costurdu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Foça&#8217;da beş günlük rock tatili</title>
		<link>http://www.sitres.net/focada-bes-gunluk-rock-tatili</link>
		<comments>http://www.sitres.net/focada-bes-gunluk-rock-tatili#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 08:11:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oznur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Foça'da beş günlük rock tatili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sitres.net/?p=10270</guid>
		<description><![CDATA[İlki, altı yıl önce Edremit'te düzenlenen Rock Tatili geçen süre zarfında hem Foça'ya demir attı, hem katılımcı sayısını artırdı. Bu akşam başlayacak Rock Tatili Foça'da, yerli ve yabancı onlarca topluluk sahne alacak]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>İlki, altı yıl önce Edremit&#8217;te düzenlenen Rock Tatili geçen süre zarfında hem Foça&#8217;ya demir attı, hem katılımcı sayısını artırdı. Bu akşam başlayacak Rock Tatili Foça&#8217;da, yerli ve yabancı onlarca topluluk sahne alacak</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-10273" src="http://www.sitres.net/wp-content/uploads/2010/07/resim6.jpg" alt="" width="379" height="235" /></p>
<p>Yazın ortasında olduğumuz şu günlerde, müzik festivalleri Ege ve Akdeniz kıyılarına kaymış durumda. Deniz kenarında, tatil konseptine sahip rock müzik festivalleri de son yıllarda pek bir revaçta. Foça&#8217;da bugün başlayacak Rock Tatili ise katılımcı sayısı, beş günlük süresi ve sahnesinde yer verdiği müzisyen bolluğuyla benzerlerinden hemen ayrılıyor. Geçen yıl 78 bin biletli dinleyicinin katıldığı Rock Tatili Foça&#8217;da bu yıl da en az bu sayıya ulaşılması bekleniyor.</p>
<p>İlki bundan altı yıl önce Edremit&#8217;e bağlı Zeytinli beldesinde düzenlenen Rock Tatili son iki yıldır kendisine mekân olarak Foça&#8217;yı seçmiş durumda. Festival, ilçe merkezine çok uzak olmayan ama coğrafi konumu nedeniyle bir tür &#8216;rock cumhuriyeti&#8217; olarak nitelendirebileceğimiz İngiliz Burnu&#8217;nda düzenleniyor. Etkinliğin bir başka öne çıkan yanı ise beş günlük bol müzikli bir tatilin sadece 75 TL olması. Günlük katılımın yanı sıra İngiliz Burnu&#8217;nda 15 bin kişilik çadırlı konaklama alanı bulunan Rock Tatili&#8217;nde dinleyicileri bu yıl da zengin bir program bekliyor.<br />
<strong><br />
ROCK&#8217;IN HER TADI VAR </strong><br />
Etkinliğin ana sahnesinde bu yıl her zevke hitap edebilecek isimler mevcut. Türkiye&#8217;de rock müzik alanında son yıllarda adından en çok söz ettiren Acil Servis, Affliction, Art Niyet, Asfalt Dünya, Baba Zula, Cingi, Çilekeş, Demirhan Baylan, Duman, Erkin Koray, Hayko Cepkin, İhtiyaç Molası, Kaçak, Kurban, Luxus, Manga, Marsis, Moğollar, Murder King, Ogün Sanlısoy, Parti ve Yüksek Sadakat&#8217;in sahne alacağı Rock Tatili yabancı müzisyen ve topluluklar açısından da tatmin edici olacak gibi gözüküyor.</p>
<p>80&#8242; li yıllardan hatırladığımız ABD&#8217;li efsane grubu W.A.S.P., Alman heavy metal&#8217;in efsane ismi U.D.O. ve power metal topluluğu Primal Fear, İngiliz Burnu&#8217;nda sahne alacak önemli isimler.</p>
<p>Rock Tatili&#8217;nin en son açıklanan yabancı konukları ise Londralı yedi gençten kurulu ve hareketli parçalarıyla Türkiye&#8217;de de çok sevilen Oi Va Voi oldu. Doğu Avrupa halk müziklerini çağdaş elektronik altyapılarla harmanlayan topluluk, 1 Ağustos&#8217;ta, yani &#8216;tatilin&#8217; son akşamı sahnede olacak.<br />
<strong><br />
VUVUZELA YASAĞI! </strong><br />
Rock Tatili 2010&#8242;da ana sahne dışında Türkiye&#8217;de halihazırda müzik yapan amatör müzik topluluklarına kendilerini gösterme fırsatı veren MySpace sahnesi de olacak. Yüzlerce grubun başvurusu sonucunda müzik insanlarından oluşan bir jürinin seçtiği, aralarında sahne performanslarıyla müzik severlerin yakından tanıdığı Kırkbinsinek, Teneke Trampet ve Opal gibi isimlerin de bulunduğu 29 topluluk, ana sahneyle beraber aynı anda kendi şarkılarını seslendirecek.</p>
<p>On binlerce kişinin denize girdiği, konakladığı ve müzik dinlediği festivalde yiyecek içecek standları ve eğlence aktiviteleri de 24 saat boyunca hizmet sunacak. Güvenlik önlemlerinin de son derece sıkı tutulduğu festival alanında, birtakım rutin yasaklara ve uyulması gereken kurallara bu yıl &#8216;festival alanına vuvuzela sokulamaz&#8217; yasağı da eklendi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sitres.net/focada-bes-gunluk-rock-tatili/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pera Müzesi’nde “Made in Japan” rüzgarı</title>
		<link>http://www.sitres.net/pera-muzesi%e2%80%99nde-%e2%80%9cmade-in-japan%e2%80%9d-ruzgari</link>
		<comments>http://www.sitres.net/pera-muzesi%e2%80%99nde-%e2%80%9cmade-in-japan%e2%80%9d-ruzgari#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 08:04:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oznur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[6 Ağustos ile 3 Ekim arasında “Ikuo Hirayama-Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Batıyla Doğu Arasında Bir Kültür Kavşağı” ile “Japonya Medya Sanatları Festivali İstanbul'da 2010” başlıklı sergilere ev sahipliği yapacak.]]></category>
		<category><![CDATA[Pera Müzesi’nde “Made in Japan” rüzgarı]]></category>
		<category><![CDATA[Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sitres.net/?p=10255</guid>
		<description><![CDATA[Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, 6 Ağustos ile 3 Ekim arasında “Ikuo Hirayama-Türkiye, Batıyla Doğu Arasında Bir Kültür Kavşağı” ile “Japonya Medya Sanatları Festivali İstanbul'da 2010” başlıklı sergilere ev sahipliği yapacak.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, 6 Ağustos ile 3 Ekim arasında “Ikuo Hirayama-Türkiye, Batıyla Doğu Arasında Bir Kültür Kavşağı” ile “Japonya Medya Sanatları Festivali İstanbul&#8217;da 2010” başlıklı sergilere ev sahipliği yapacak.</strong></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-10258" src="http://www.sitres.net/wp-content/uploads/2010/07/resim5.jpg" alt="" width="379" height="267" /></p>
<p>Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, 6 Ağustos &#8211; 3 Ekim 2010 tarihleri arasında, Türkiye’nin 120 senelik dostu Japonya’nın sanatını, gelenekselden moderne, çağdaştan güncele tüm renkleriyle ülkemiz sanatseverleriyle buluşturuyor.</p>
<p>Pera Müzesi’nin 3. katında yer alacak “Ikuo Hirayama &#8211; Türkiye, Batıyla Doğu Arasında Bir Kültür Kavşağı” başlıklı sergi, Nihonga resminin büyük ustası, Japonya’nın yetiştirdiği en saygın sanatçı ve bilimadamlarından Ikuo Hirayama’nın 38 resminden oluşuyor. Yaşamının önemli bir bölümünü Batı’yla Doğu’yu bağlayan İpek Yolu’nu resmetmeye adamış, Japonya’nın ilk Unesco İyiniyet Elçisi olan sanatçının Japonya’da kendi adını taşıyan bir müzesi var.</p>
<p>Serginin çatısını bizzat oluşturan ve açılışta İstanbul’da bulunmayı çok arzulayan Ikuo Hirayama Aralık 2009’da hayata veda ettiği için sergi açılışına Hirayama Ailesi’ni temsilen  eşi ve çocukları katılacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sitres.net/pera-muzesi%e2%80%99nde-%e2%80%9cmade-in-japan%e2%80%9d-ruzgari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ünlü mizahçı yoğun bakımda</title>
		<link>http://www.sitres.net/unlu-mizahci-yogun-bakimda</link>
		<comments>http://www.sitres.net/unlu-mizahci-yogun-bakimda#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 07:54:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oznur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kenan Ergen]]></category>
		<category><![CDATA[Senarist Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Senarist Kemal Kenan]]></category>
		<category><![CDATA[Senarist Kenan Kemal Ergen]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlü mizahçı yoğun bakımda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sitres.net/?p=10245</guid>
		<description><![CDATA[“Hababam Sınıfı 3,5”, “Hababam Sınıfı Askerde”, “Hababam Sınıfı Merhaba”, “Ömerçip”, “Kahpe Bizans” gibi son dönem komedi filmleri ve “Tatlı Kaçıklar”, “Yasemince” ile “Kaygısızlar” adlı TV dizilerine senarist olarak imza atan ünlü mizah yazarı Kemal Kenan Ergen, geçtiğimiz pazartesi akşamı geçirdiği kalp krizi nedeniyle Amerikan Hastanesi’ne kaldırıldı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong></p>
<p><strong> <img class="alignnone size-full wp-image-10250" src="http://www.sitres.net/wp-content/uploads/2010/07/resim.jpg" alt="" width="376" height="124" /></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Hababam Sınıfı 3,5”, “Hababam Sınıfı Askerde”, “Hababam Sınıfı Merhaba”, “Ömerçip”, “Kahpe Bizans” gibi son dönem komedi filmleri ve “Tatlı Kaçıklar”, “Yasemince” ile “Kaygısızlar” adlı TV dizilerine senarist olarak imza atan ünlü mizah yazarı Kemal Kenan Ergen, geçtiğimiz pazartesi akşamı geçirdiği kalp krizi nedeniyle Amerikan Hastanesi’ne kaldırıldı.</strong></p>
<p>Hemen ameliyata alınan 43 yaşındaki senarist, ardından yoğun bakıma kaldırıldı. “Hayat Bilgisi” adlı bir de kitabı bulunan Kemal Kenan Ergen’in son olarak Cem Yılmaz’la birlikte “Şampiyon” adlı film için çalıştığı öğrenildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sitres.net/unlu-mizahci-yogun-bakimda/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geldim, gördüm, fethettim</title>
		<link>http://www.sitres.net/geldim-gordum-fethettim</link>
		<comments>http://www.sitres.net/geldim-gordum-fethettim#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 11:33:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oznur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale- Bozcaada]]></category>
		<category><![CDATA[fethettim]]></category>
		<category><![CDATA[Geldim]]></category>
		<category><![CDATA[gördüm]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihin babası olarak kabul edilen ünlü filozof Heredot]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sitres.net/?p=9927</guid>
		<description><![CDATA[Hafta sonu rotayı Bozcaada’ya çevirdik! İyi de yapmışız, işte bana kalıp, yazıya dökülenler… ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-9930" src="http://www.sitres.net/wp-content/uploads/2010/07/fetih.jpg" alt="" width="290" height="298" /></p>
<p>Tarihin babası olarak kabul edilen ünlü  filozof <strong>Heredot</strong>’un  “<strong>Tanrı, insanlar uzun  ömürlü olsunlar diye Bozcaada’yı yaratmış</strong>”  dediği  şahanelikteyim şimdi. En ballısından “geldim, gördüm, fethettim&#8221;   (venire, videre, vincere) beylik tanımından hareketle, tiyatro alemi de   dinlenme sezonuna girmişken, kendimi oksijeni boldur-diye adalara   vurdum. Hafta sonu rotamda <strong>Çanakkale- Bozcaada</strong> vardı.   Kulağımdaki ipod’da ise Bülent Ortaçgil (Zamana Sıkışmış şarkısı) ve   Ezginin Günlüğü (Düşler Sokağı şarkısı) nağmeleri… İşte keşiften sonra   size döküldüklerim…</p>
<p>Yedi yıl önce Bozcaada’yı keşfetmiştim;  dalmaya gelmiştim-k buraya,  Fethiye dönüşü. <strong>Ayvalık- Cunda,  Çeşme-Alaçatı,  Çanakkale-Bozcaada</strong> en sevdiğim kafa  dinleme-kaçış üçlemesi.  Ama Cunda ve Alaçatı’nın son değişimleri, bende  hafif şiraze  kaydırdığından Bozcaada da bu değişime boyun eğiyor  olabilir mi diye  bayağı kafa yaktıran cümleler sarfettim yol boyunca.  Değişmişti ama  yine beni karşılayan kekik kokulu ada rüzgârı oldu. Püfür  püfür esen  denizin mavisine, miss çayımızla eşlik edip, feribotla adaya   yaklaşırken, bana tüm heybetiyle merhaba diyen ise <strong>Bozcaada   Kalesi</strong>’ydi. Türkiye’nin en iyi korunmuş kalelerinden biri   burası. İlk ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor.   Fenikeliler, Cenevizliler ve Venedikliler tarafından kullanılan kale,   bugünkü görünümüne Fatih Sultan Mehmet zamanında gelmiş. (Açık hava   müzesi görünümdeki kale, tarihe yolculuğa davet ediyor.)</p>
<p><strong>YELKOVAN  VE AKREBİN BİLE ACELESİ YOK</strong><br />
Antik  çağda: ‘Leukophrys’,  Yunan Mitolojisi’nde: ‘Tenedos’ adıyla anılan  Bozcaada; stratejik  konumundan dolayı, çağlar boyunca birçok kez,  istilalara uğramış ve el  değiştirmiş. Tenedos antik kentinin de bugünkü  yerleşim alanının hemen  altında kaldığı düşünülüyor. Yerleşim alanının  dışında ise Ada’nın güney  kesiminde, Nekrapol-Mezarlık alanlarının  bulunduğu sanılıyor. Ancak  Ada’nın hemen her bölümünde yerleşim  alanları dışında, tek tek, az  sayıda mezarlara rastlanıyor. Çanakkale  Arkeoloji Müzesi tarafından  yapılan kazılarda, nekropolde en eski MÖ.  3000’lere ait mezarlar  bulunmuş. Daha sonra, Rumlar ve Osmanlılar  tarafından da mezarlık olarak  kullanılan nekropol, son yıllara kadar  çok fazla tahrip edilmeden  gelebilmiş.</p>
<p>Buraya kadar yazdıklarımı bir arkeoloji meraklısı  olarak döküldüm  ama bundan sonra yazacağım bilgiler bizi ilgilendirmez  demeyin, rica  edeceğim. Ada’da bir kâşif hissiyatında bayağı bilgi  topladım.  Türkiye’nin köyü bulunmayan tek ilçesi olan ve Çanakkale  Boğazı’nın 12  deniz mili güneyinde yer alan, çevresi 38 kilometre  uzunluğundaki  Bozcaada’nın alanı 36.67 kilometrekare olup, etrafındaki  irili ufaklı  17 adacıkla, 37.6 kilometrelik yüzölçümüne sahip.  Bozcaada’da bana ilk  tebessüm ettirense; uçsuz bucaksız bağları, onları  bekleyen güzel bağ  evleri, eski Rum evleriyle bezenmiş sokakları, küçük  koyları, kekik  kokulu tepeleri, lezzetli şarapları ve kendine has  yemekleri oldu.</p>
<p>Ada’da  her şey sakinlik kokuyor&#8230; Zaten iki  mahallesi var adanın; <strong>Cumhuriyet</strong> ve <strong>Alaybey</strong> diye. Arnavut kaldırımlı sokaklarında  yürüyen insanlarında bir  dinginlik, bir-iki katlı, beyaz badanalı,  ahşap pencereli evlerinde ise  iyice dinlerseniz sessizce nidalanan  müziğin tınısını duyabiliyorsunuz.  Metropoldeki bizlerin aksine her şey  yolunda görünüyor Ada’da. Yelkovan  ve akrebin bile acelesi yok burada.</p>
<p><strong>ÜZÜM BAĞLARINDAN  ŞARAP FABRİKASINA</strong><br />
Kaleden  sonra güzergâhı <strong>Bozcaada  Müzesi</strong>’ne çeviriyorum.  Dünyada yalnızca burada çıkan deniz  kabuklarını görünce çocuklar gibi  şen dalıyorum rüyalar alemine; 700’den  fazla çeşit deniz kabuğunun  konuşlandığı bir müze burası.</p>
<p>Bağcılık  ve şarapçılık buranın  yaşam şekli, o yüzden sonraki rotam; meşhur <strong>üzüm  bağları</strong> (Tarihleri denk getirirseniz, bağbozumu şenliklerine  de  katılabilirsiniz.) ve <strong>şarap fabrikası</strong> oluyor. Dört   büyük şarap fabrikasının bulunduğu Ada’daki fabrikaları gezerken, üzümün   şarap olana kadar hangi aşamalardan geçtiğini öğrenebilir ve damak   tadınıza uygun şarabın hangisi olabileceği konusunda fikir   edinebilirsiniz. Ayrıca fabrikaların yanında keyifle alışveriş   yapabileceğiniz, şarap tadım ve satış mağazaları da bulunuyor.</p>
<p><strong>KUTSAL   SUDAN RÜZGÂR GÜLLERİNE</strong><br />
<strong>Ayazma Manastırı</strong>’nı   unutmak olmaz; “kutsal su” anlamına gelen Ayazma, Ada’nın kuzey   kısmında yer alıyor. Burada çift oluklu tarihi bir çeşme, 8 yaşlı çınar   ağacı, küçük bir manastır ve 2 tane tek katlı yapı bulunuyor. (Ayrıca   manastırın alt kısmında bir dilek mağarası bulunuyor. Belli mi olur   belki kabul olur, hikmetinden sual olunmaz deyip, yakıyorum mumumu ben   de…) Dev ağaçların gölgesinde ve sürekli akan çeşmesi sayesinde, piknik   yapanların gözdesi olmuş burası. Özellikle gün batımında, Ayazma  plajına  bakan manzarası görülmeye değer. Ada’nın en yüksek noktası ise  Göztepe…  192 metre yükseklikteki mevkiden Ada’nın diğer ucundaki rüzgâr   güllerini rahatlıkla görebiliyorsunuz. 2000 yılında yapılmış rüzgâr   gülleri ve Türkiye’nin üçüncü rüzgâr enerji santralini oluşturuyor. Ada   tüketiminden 30 kat fazla enerji üretiliyormuş burada, denizin altından   döşenen kablolarla anakaraya gönderiliyormuş. Aynı enerjiyi üretecek  bir  kömür santraline göre türbin başına 82 bin ağaca eşdeğer oksijen   tasarrufu sağlanıyor. Yani 17 türbin 1.400 bin ağaçlık bir ormanı   kurtarmış oluyor. Hatta iyice retinayı açarsanız terk edilmiş bir deniz   feneri selama duracak size tepeden.</p>
<p><strong>DENİZİN DİBİ  GÖRÜNDÜ</strong><br />
Akşamları  ise liman boyunca size sevimli balık  lokantaları ev sahipliği yapacak.  Bozcaada’ya gelmişken, şarap ve balık  olayına dalmadan dönmek olmaz. Ot  cenneti adeta; baharın gelmesiyle  birlikte yabani ot mevsimi de  başladığından Ada’da, sofranızı donatan  yiyecekler hem mideye, hem  gözlere hitap ediyor. Isırgan, cibes,  radika, turpotu, kazayağı, şevketi  bostan Ada’dan toplanan otların  bazıları. Bunlar zeytinyağlı yemek,  salata ya da börek içi malzemesi  olarak kullanılıyor. Bu arada  kahvaltıda çardak altı soframıza domates  reçeli geliyor, enterasan bir  tat, sofradaki bünyeler şaşırdı. Ben  şaşırmıyorum bir vakitler Antalya  yöresinde karpuz ve patlıcan reçeli  de tatmıştım, şaşkınlığımı orada  bıraktım diyelim.</p>
<p>Son olarak huzurun memleketi Bozcaada’da birçok  renkli aktiviteye de  misafir olabilirsiniz; <strong>Ayazma Panayırı,  yat yarışları, Ozanın  günü ve İlayda Okumaları, Bozfest Festivali,  Bağbozumu Festivali,  Uluslararası Dağ Bisikleti Maratonu ve tekne  turları</strong> gibi…</p>
<p>Hafta sonu kaçamağını Ada’nın tek dalış  okulu Aganta (İtalyanca’dan  dilimize geçmiş bir denizcilik terimi) ile  kapatıyorum. Hem ilk defa  dalış yapacaklar ve hem de amatör dalgıçlar  için iyi bir fırsat sunuyor  burası. Bir de denizin dibi karadan her  zaman daha ilgi çekici ve  fevkalede.</p>
<p>Kısaca üç günlük dünya  meramında ikinci  kez buluştuğum Bozcaada, beni yine beklemediğim  sürprizlerle karşıladı.  Siz Ada’yı ajandanıza not ederken, ben sözü yine  arka fonumdaki  Ortaçgil ile sonlandırıyorum; “<strong>Bugün omzuma  çökmüş / Sevimli  ama çok ağır / Tepemden bağırıyor / En güzel an budur /  Bugünü dinle /  Unutma sakın / Onu yaşamak zorundasın…</strong>”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sitres.net/geldim-gordum-fethettim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk korkusunda iki eğilim</title>
		<link>http://www.sitres.net/turk-korkusunda-iki-egilim</link>
		<comments>http://www.sitres.net/turk-korkusunda-iki-egilim#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 11:27:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oznur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[İki popüler korku eğilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk korkusunda iki eğilim]]></category>
		<category><![CDATA[“Büyü” ve “Dabbe”nin izini süren B filmleri arttı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sitres.net/?p=9918</guid>
		<description><![CDATA[Kerem Akça, haftanın yeni çıkan DVD’lerini değerlendirdi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-9921" src="http://www.sitres.net/wp-content/uploads/2010/07/turkkorku.jpg" alt="" width="290" height="298" /></p>
<p><em><strong>Korku filmlerimizin artmasıyla  birlikte her sektörde  olduğu gibi alanda, A snınıf örneklerin yanında  normal olarak B tipi  eserler de devreye girmeye başladı. “Büyü” ve  “Dabbe” ile gelen B filmi  örneklerinin yanında “Okul” ve “Küçük  Kıyamet” ile gelen Hollywood’un A  tipindeki (ya da profesyonel popüler  sinema denebilir) iki yönetmenlik  stilinin örnekleri çoğaldı. Bunlardan  birincisi efektleri de kullanan  hikaye anlatma sineması, ikincisi ise  atmosferi öne çıkaran nam-ı diğer  yönetmen sineması. İşte geçen hafta  DVD’leri çıkan “Dabbe 2”, bu  eğilimlerden ‘B sınıf’ koluna, “Ses” ise A  tipinin yönetmen sineması  alanına mensup.</strong></em></p>
<p>2004  yılında “Okul”un çekilmesiyle birlikte korku sinemamızda bir atılım   gerçekleşti. Bunun sektörde oluşturdukları ise çok farklı açılardan ele   alınabilir. Ancak 60’ların o ‘Kilink’ serisi gibi kült ve ucuz   eserlerinin çok üstünde türü ciddiye alan filmlerden bahsedebiliriz   genel anlamda. Zombi filminden hayalet filmine, gotik korku filminden   parapsikolojik korku filmine, şeytan filminden büyü filmine uzanan   birçok alt türde örnekler veriliyor zira şu sıralar.</p>
<p><strong>“Büyü”  ve “Dabbe”nin izini süren B filmleri arttı</strong></p>
<p>Ancak bu  eserlerin belli yönelimleri olduğu da söylenebilir. Bir  taraftan dini  içerikli korku filmlerinin gişede üst sıraları  zorladığının görülmesi,  bir diğer taraftan da Amerikan formüllerinin  Türk kültürüyle mücadelesi  var evet. Fakat bizim bahsettiğimiz daha  farklı bir durum. Özellikle  “Büyü”nün (2004) ardından “Dabbe”nin (2006)  de devreye girmesiyle  birlikte ciddi anlamda bir B filmi üretimi  başladı.</p>
<p>Bu duruma  ikinci ‘Dabbe’ filmi, “Araf” (2006), “Semum” (2008), “Konak”  (2009),  “Gomeda” (2007) ve hatta ucundan “Ulak” da örnek verilebilir.  Tabii bu  alana yaklaşan korku-komedi denemelerini de görüyoruz. Bunların  da  zaman zaman ‘Kutsal Damacana’ serisi, “Hababam Sınıfı 3.5” (2006)  gibi  trajik, zaman zaman ise “Ada: Zombilerin Düğünü” (2010) gibi  bilinçli  örnekleri var.</p>
<p><strong>İki popüler korku eğilimi</strong></p>
<p>Aslında bu iki eğilimden ziyade sinemada “Ada: Zombilerin Düğünü”nde   olduğu gibi gerçek bir bilinçle üretilen iki popüler korku eğilimi var.   Bunlar da konseptin ana damarını, A sınıf işlerini betimliyorlar.  Sözünü  ettiğimiz alanın birinci kısmı Amerikan popüler sinemasının film   gramerini uygulayan eserler, ikincisi ise M. Night Shyamalan, Roman   Polanski gibi isimlerle anlatılabilecek, piyasanın içinde ‘gerilim’   dozunu yükselterek belli alt türlere açılan atmosfer odaklı yönetmen   filmleri.</p>
<p>Birincisine slasher filmleri “Okul” (2004) ve “Gen”  (2006) ile cin filmi  “Musallat” (2007) örnek verilebilir. İkincisine  ise ilk gotik korku  filmimiz “Küçük Kıyamet” (2007), hayalet filmi  “Öldür Beni” (2009) ile  parapsikolojik korku filmleri “Sıfır Dediğimde”  (2008) ve “Ses” (2009)  örnek verilebilir.</p>
<p>Yani Türk  korkusunda şu sıralar dünya sinemasında aktif iki genel, dört  de yan  alandan bahsetmek mümkün şu sıralar. “Dabbe 2” ve “Ses” de  bunlara  mensup. İlki ‘B filmi’ üretiminin, ikincisi ise yönetmenin  etkisini  hissettiren olgun ve popüler korku filmlerinin içinde  anılabilir  rahatlıkla.</p>
<p><strong>Kerem Akça’nın Önerdiği 15 DVD:</strong></p>
<p>1-Kutu (The Box)<br />
2-İtalya’ya Yolculuk (Voyage to Italy)<br />
3-İkinci Nefes (Le Deuxieme Souffle)<br />
4-Kontrol Limitleri (Limits of  Control)<br />
5-Paranormal Activity<br />
6-İntikam Peşinde (Vengeance)<br />
7-Ateşli Gençlik (Youth in Revolt)<br />
8-Parlak Yıldız (Bright Star)<br />
9-Terapist (Shrink)<br />
10-Büşra<br />
11-Kampüste Çıplak Ayaklar<br />
12-Şeytan Karışmış (Accidents Happen)<br />
13-Bornova Bornova<br />
14-Cennetimden Bakarken (Lovely Bones)<br />
15-Ses</p>
<p><strong>Not:  Liste, son 2 ayda çıkan DVD’lerden oluşturulmuştur. Her  hafta  güncellenecektir.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sitres.net/turk-korkusunda-iki-egilim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elvis’in eşyası mezata çıkıyor</title>
		<link>http://www.sitres.net/elvis%e2%80%99in-esyasi-mezata-cikiyor</link>
		<comments>http://www.sitres.net/elvis%e2%80%99in-esyasi-mezata-cikiyor#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 09:53:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sule</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Elvis’in eşyası mezata çıkıyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sitres.net/?p=9897</guid>
		<description><![CDATA[ROCK’n Roll kralı olarak bilinen efsanevi müzisyen Elvis Presley’in beyaz kuyruklu piyanosu da dahil eşyası açık artırmayla satılacak. Yapılacak olan müzayedede piyanonun 1 milyon sterline alıcı bulması bekleniyor. 1957‘den 1969 yılına kadar sanatçının Graceland’daki evinde korunan altın süslemelerle donatılmış enstrüman, müzayedenin gözbebeği olacağa benziyor. Ayrıca Elvis’in bir hayranına verdiği Triumph TR-6 Convertible marka spor arabasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><img class="size-full wp-image-9898 aligncenter" src="http://www.sitres.net/wp-content/uploads/2010/07/elvis-presley_0.jpg" alt="" width="336" height="336" /></p>
<p>ROCK’n Roll kralı olarak bilinen efsanevi müzisyen Elvis Presley’in  beyaz kuyruklu piyanosu da dahil eşyası açık artırmayla satılacak.<br />
Yapılacak  olan müzayedede piyanonun 1 milyon sterline alıcı bulması bekleniyor.  1957‘den 1969 yılına kadar sanatçının Graceland’daki evinde korunan altın süslemelerle donatılmış enstrüman, müzayedenin gözbebeği olacağa  benziyor. Ayrıca Elvis’in bir hayranına verdiği Triumph TR-6 Convertible  marka spor arabasına 45 bin, altın çerçeveli gözlüğüne ise 12 bin sterlin değer biçiliyor.<br />
Koleksiyoncular, ABD’nin  güneydoğusundaki Memphis’te gelecek ay gerçekleştirilecek olan açık  artırmada, süperstarın adres defterine en az 2 bin sterlin ve  tabancasına 5 bin sterlin, değerli taş olan opalden yapılmış iri  pırlanta yüzüğüne 30 bin sterlin ödeyerek kavuşabilecek. Presley  piyanoyu 1957 yılında ikinci el olarak satın almış ve beyaza boyayarak altın süslemelerle bezemişti. Müzayede sözcüsü, “Elvis koleksiyoncuları ya da  hayranları için, bir müzik mirası olarak bu açık artırmanın önemi  tartışılmaz” dedi.</p>
<p>Arkeolojiye 15 yıllık destek</p>
<p><span id="more-9897"></span>APOLLON ve Athena’nın kutsal topraklarında süren Gülpınar ve  Behramkale kazıları, Troya Savaşı’nın gerçek hikâyesini gün ışığına  çıkarıyor. Homeros’un İlyada Destanı’nda anlatılan Troya Savaşı’nın  geçtiği Çanakkale’de iki önemli kazı alanı olan Gülpınar ve  Behramkale’ye 15 yıldır verdiği destekle Efes Pilsen, savaşa ait gerçek  hikâyeyi de içeren bulguların ortaya çıkmasını sağlıyor. Gülpınar kazı  sorumlusu Prof. Dr. Coşkun Özgünel, bölgenin Troya Savaşı ve gerçek  hikâyesi açısından değer taşıyan, Apollon için yapılmış Smintheion  Tapınağı’nın gün ışığına çıkarıldığını belirtti. Tamamı 40 bin metrekare  olarak tahmin edilen alanın 6 bin metrekaresinde kazı çalışmaları  sürdürülüyor.</p>
<p>Müzikolog Edip Günay vefat etti<br />
MÜZİK eğitimi ve müzikbilimin  duayen isimlerinden, İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı öğretim üyesi  Prof. Dr. Edip Günay önceki gün Aydın’da vefat etti. Geçmişte Marmara  Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Bölümü  Başkanlığı da yapan Prof. Dr. Günay bugüne kadar çok sayıda müzik  öğretmeni, sanatçı ve müzikbilimci yetiştirdi. Birçok makale, bildiri ve  kitaba sahip olan, aynı zamanda keman icracısı olarak Kopuz Oda  Orkestrası başta olmak üzere pek çok orkestra ve oda müziği grubunda yer  alan Prof. Dr. Günay; MÜZED Özel Ödülü ile Andante Dergisi “Müzik  Eğitimi Özel Ödülü”ne de layık görülmüştü. 79 yaşında hayata veda eden  Prof. Dr. Günay’ın cenazesi bugün Aydın’ın Kuşadası İlçesi’ndeki Türkmen  Camii’ndeki öğle namazının ardından Kuşadası Mezarlığı’na defnedilecek.</p>
<p>Bayreuth Festivali başladı</p>
<p>ALMAN besteci Richard Wagner’i anmak için her yıl yapılan ünlü  Bayreuth Festivali’nin 99’uncusu önceki akşam başladı. Festivalin  açılışı, Wagner’in romantik operası Lohengrin’in çok beğenilen yeni bir  prodüksiyonuyla yapıldı. 28 Ağustos’a kadar sürecek festivalin  açılışına, Başbakan Angela Merkel, birçok milletvekili, siyasetçi,  sanatçı ile sinema ve müzik dünyasının ünlüleri katıldı. Festival, şimdiye dek bestecinin  torunu Wolfgang Wagner tarafından düzenleniyordu. Festivali 57 yıldır  yöneten Wolfgang Wagner’in 90 yaşında yaşama veda etmesinin ardından,  artık sorumluluğu kızları Eva Wagner-Pasquier ile Katharina Wagner  üstlenmiş durumda.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sitres.net/elvis%e2%80%99in-esyasi-mezata-cikiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuş ağzına pisledi</title>
		<link>http://www.sitres.net/kus-agzina-pisledi</link>
		<comments>http://www.sitres.net/kus-agzina-pisledi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 09:44:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oznur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Grammy ödüllü rock grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Kings of Leon’un bas gitarcısının ağzına güvercin pisledi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuş ağzına pisledi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sitres.net/?p=9884</guid>
		<description><![CDATA[Amerikalı popüler ve Grammy ödüllü rock grubu Kings of Leon’un bas gitarcısı Jared Followill'in ağzına güvercin pisledi, konser yarıda kaldı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-9886" src="http://www.sitres.net/wp-content/uploads/2010/07/jared.jpg" alt="" width="379" height="227" /></p>
<p>Organizatörler, seyircilere, gitarcının sağlık endişelerinden ötürü  konsere devam<a name="aspx1" target="_blank"><span><strong> </strong></span></a> edemeyeceğini açıkladılar.</p>
<p>Davulcu Nathan Followill, daha sonra Twitter&#8217;da hayranlarından özür  dileyerek, &#8220;Bizi affedin, ama bu şartlar altında devam etmek <a name="aspx1" target="_blank">çok</a> sağlıksız  olacaktı&#8221; dedi.</p>
<p>Seyircilere bilet paraları iade edildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sitres.net/kus-agzina-pisledi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
